sanalbasin.com üyesidir
ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Galip ATAMAN

16 Mart 2016 Çarşamba Saat: 22:22

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi 101. Yılı

Galip ATAMAN

Yarın 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. Yılını kutlayacağız, şehitlerimizi rahmetle, şükranla anacağız.

Her 18 Mart’ta olduğu gibi yarın da “Deniz Zaferi”nden çok 25 Nisan 1915’te Conkbayır’da, Arıburnu’da, Gelibolu’da kazanılan kara savaşlarını anlatacağız.

250 kiloluk top mermisini sırtında taşıyan Balıkesir-Havranlı Seyit onbaşının kahramanlığını, Yozgatlı Hatçe’nin oğlu kınalı Hasan’ın komutanına gönderdiği mektubu konuşacağız. 

57. Alay Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in Conkbayır’da süngü taktırdığı Mehmetçiğe, “Ben size taarruz etmeyi değil ölmeyi emrediyorum” diyen sözünü anımsayacağız. 

18 Mart Deniz Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasında en önemli pay sahibi “Nusret Mayın Gemisi” ve onun kahraman komutanı Yüzbaşı Hakkı’yı fazla önemsemeyeceğiz. 

Harp tarihinin en kanlı savaşlardan biri olarak bilinen ve tarafların yaklaşık 250’şer bin asker kaybettiği  “Çanakkale Deniz ve Kara Savaşlarını” ayırmak, birini diğerinden üstün göstermek ya da hiç bahsetmemek alışkanlığını bir kenara bırakalım. 

Düşmanın boğazları aşarak İstanbul’a girmesinin engellendiği “18 Mart Destanını” anlatırken Mehmetçiğin düşman saldırısına karşı etten-kemikten bir savunma yapmasının önünü açan deniz zaferini unutmayalım. 

Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez, Roman, Sünni, Alevi yan yana, omuz omuza, tek yumruk, tek vücut“Allah Allah” diyerek Çanakkale’de, Gelibolu’da, Conkbayır’da, Arıburnu’da, Seddülbahir’de düşmanın bozguna uğratıldığı, “18 Mart Destanını” gençlere, Türk denizcilerinin kahramanlığı, Türk topçusunun zaferi olarak öğretelim. 

NUSRET MAYIS GEMİSİ

Bu kısa girişten sonra Çanakkale Deniz Zaferi’ne adını yazdıran “Nusret Mayın Gemisi” ile Gemi Komutanı Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Beyi, Mayın Grup Komutanı Yüzbaşı Hafız Nafiz Beyi ve 61 kahraman mürettebattan bahsedebilirim. 

Çanakkale müstahkem mevki komutanı Cevat Bey, 6 Mart gecesi mayın grup komutanı Hafız Nazmi Bey’e “Oğlum, sana çok önemli bir görev veriyorum. Vatanın selameti bu görevin başarıyla yerine getirilmesine bağlıdır. Yarın akşam, Nusrat’la son 26 mayınını şu gördüğün karanlık limanda kıyıya paralel olarak dökeceksin. Allah yardımcınız olsun” der. 

 

7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece yarısı “Nusret Mayın Gemisi” demir alarak Çanakkale’den uzaklaşır.

Bütün ışıklarını söndüren gemi kıvılcım atmasın diye ocaklarını bastırır, maskeli ışıklar altında rota izleyerek hedefine doğru ilerler. 

Deniz sakin, hava simsiyah zifiri karanlıktır. Uzaklarda dolaşan düşman devriye gemileri pırıl pırıl yanan projektörleri ile suyun yüzünü aydınlatmaktadır. Anadolu yakasındaki Akyarlara gelen “Nusret Mayın Gemisi” elindeki son 26 eski tip mayını suya bırakır. 

Bir süre sonra müttefik donanması saldırıya geçer. Ancak “Nusret Mayın Gemisi” mayınlarına takılan gemilerde büyük patlamalar meydana gelir.

Düşmanın yüzer kaleleri “Irrestible, Ocean, Bouve” gemileri yanarak denizin derinliklerine gömülür. 

Çanakkale’de görevini tamamlayan “Nusret Mayın Gemisi” Mayıs 1955 yılında terhis edilir, 1962’de satılarak kuru yük gemisi yapılır, 1960 yılında Mersin limanında batar. 1999 yılında yüzdürülen gemi jilet yapılmayı beklerken 2003 yılında Tarsus Belediyesi’nce satın alınarak Tarsus Çanakkale Parkında müze yapılır.

 

SEYİT ONBAŞI VE KINALI HASAN,

Çanakkale Destanının ölümsüzleşmiş isimlerinden biri 250 kiloluk top mermisini sırtında taşıyan Balıkesir-Havranlı Seyit onbaşı, diğeri kınalı Hasan.

İşte Yozgatlı Hatçe’nin, oğlu kınalı Hasan’ın komutanına gönderdiği mektubun hikayesi. 

Ana Hatçe oğlu Hasan’a, köyüne, nişanlısına veda etmesini söyler, saçlarına kına yakar ve cepheye gönderir.

Kumandan, Hasan’ın saçlarını kınalı görünce yanına çağırır ve “Erkek adam saçlarını kınalar mı?” diye sitem eder. 

Hasan kumandanına cevap vermez ama anasına göndermek üzere arkadaşına yazdırdığı mektuba, “Ana, kardeşlerimi askere gönderirken başına kına koyma... Zabit efendi bana sordu cevap veremedim. Kardeşlerimde cevap veremeyip mahcup olmasınlar” der. 

Mektubu alan anası bakın ne cevap verir, “Ey oğlum, gözümün nuru Hasan’ım! Köyümüzde rahat rahat oturalım mı? Vatan sevgisi içimizde alev alev yanıyor. Sen ecdadından, babandan aşağı kalamazsın. Ben senin anan isem, beni ve seni Allah yarattı, vatan büyüttü. Allah, bu vatan için seni yaşattı. Bu vatanın ekmeği iliklerinde duruyor. Zabit efendiye söyle... Biz kurbanlık koçları kınalar, öyle kurban ederiz. Sen dört kardeşin arasında kurbansın. Sen İsmail’sin. Sen orada şehit olacaksın inşaallah. Kurbanlık koçlar nasıl kınalanırsa, bende senin saçını öyle kınaladım. Allah seni Peygamberin yolundan ayırmasın. Seni melekler şimdiden rahmetle anıyor. Gözlerinden öperim. Anan Hatçe...” 

Hasan şehadet şerbetini içer. Arkadaşları cebinde mektubu bulurlar. Komutanına kınanın sebebini söyleyememiştir ama yine arkadaşına not düşürmüştür mektubun sonuna, “Anam yakmış kınayı aday diye. Ben de vatan için kurban doğmuşum. Anamdan Allah’a son bir hediye. Kumandanım, Ben İsmail doğmuşum.” 

                            ***                      ***                      *** 

SURİYELİ ÇOCUKLARA OKUL

Suriye’deki iç savaştan ve katliamdan kaçarak Türkiye’ye sığınan mülteci sayısı 3 milyona yaklaştı.

Suriye’den gelen ya da Türkiye’de doğan 18 yaş altındaki çocukların sayısı ise 1.5 milyonu buldu. 

Bu çocukların bir kısmına UNICEF, AFAD ve hayırseverlerin desteğiyle açılan okullarda Suriye’den gelen öğretmenlerin Suriye eğitim müfredatını içeren Arapça kitaplarla eğitim veriliyor.

Bir kısmı da devlet okullarında ve eğitim merkezlerinde Türkçe eğitim alıyor. 

Kocaeli genelinde Suriyeli mülteci sayısını bilmiyorum.

18 yaş altında Suriyeli çocuk sayısının 5 bin civarında olduğu belirtiliyor. 

 

Bu çocuklardan 1-5. Sınıfa giden yaklaşık 623’ü Büyükşehir Belediyesi’nin Darıca’da yaptırdığı prefabrike okulda eğitim görüyor.

Bu öğrencilerin eğitimini ücretleri UNICEF tarafından karşılanan 24 Suriyeli öğretmen tarafından Arapça veriliyor. 

Devlet okullarında okuyan 2.197 Suriyeli öğrencilerin ilçelere göre dağılımı şöyle; Darıca 1.086, Gebze 280, Derince 170, Körfez 163, Çayırova 116,zmit 87, Başiskele 86, Dilovası 78, Gölcük 67, Kartepe 40, Karamürsel 12, Kandıra 12 

Ama bir o kadar çocuk sokakta. Ya dilencilik yapıyor, ya ışıklarda arabaların camlarını siliyor, ya kağıt mendil satarak ailesine para götürüyor.

Özellikle Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası’ndaki Suriyeli çocukların eğitimi için Büyükşehir Belediyesi’nin Gebze merkezde 12 derslikli prefabrike okul yaptıracak. 

Yer sorunu çözülen Suriyeli çocuklar için yaptırılacak okul yapımına Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor.

Büyükşehir Belediyesi’nden ayrı olarak UNICEF yetkililerinin de Gebze’de okul yapmak için çalışma başlattığını biliyorum. 

Büyükşehir Belediyesi ve UNICEF’in yaptıracağı okullarla sokaklarda Suriyeli çocuk kalmayacağı tahmin ediliyor. 

                            ***                       ***                       *** 

BİLGİ KÜPÜ OKULLARININ ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİ

Fırsat buldukça okulların, öğrencilere meslekleri tanıtma amacıyla düzenlediği toplantılara katılıyorum.

Geçen hafta, İzmitlilerin yakından tanıdığı, uzun yıllar yöneticilik yapan, başarılı ve saygın eğitimci Kenan Demir’in kurucusu olduğu “Bilgi Küpü Okulları”nda ortaokul öğrencileriyle birlikte oldum. 

Birileri, ortaokulda meslek tanıtım toplantılarını erken ya da lüks bulabilir.

Ama öğrencilerin meslek seçimi yarışının ortaokulda TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) sınavı ile başladığını düşündüğümüzde Kenan hocanın doğru yaptığını söyleyebilirim. 

 Keşke tüm resmi-özel ortaokul yöneticileri öğrencilerini Kenan Demir gibi mesleklerinde deneyimli, başarılı, saygın isimlerle buluşturabilse.

Bu tür toplantıların, meslekleri tanıma kadar öğrencilerin özgüvenlerinin artması, sosyalleşmesi, davranışlarını kontrol etmesi açısından da yararlı olduğuna inanıyorum.

“Bilgi Küpü Okulları” ortaokul öğrencilerine bu olanağı sağlayan kurucu müdür Kenan Demir, eşi Nuray hanım ve rehber öğretmen Fatma Sever’in yaptığı gibi. 

“Bilgi Küpü Okulları” kurucusu Kenan Demir, eşi Nuray Demir, ortaokul müdürü Gülsüm Özdemir, rehber öğretmen Fatma Sever, matematik öğretmeni Özlem Gezmiş, İngilizce öğretmeni Sena Hacıoğlu, fen bilgisi öğretmeni Kamile Çil, Almanca öğretmeni Gökhan Karamanoğlu ve öğrencilerle meslekleri konuştuk. 

Özgüveni yüksek öğrencilerle sohbet ederken, sorularını cevaplarken büyük keyif aldım ve “Bilgi Küpü Okulları” ortaokul öğrencilerini çok sevdim.

Anne ve babalarının isteği, rol model aldıkları bugün için popüler olan meslekler yerine becerileri doğrultusunda severek yapabilecekleri mesleği seçmelerini önerdim. 

Hayata atıldıklarında iş ve meslek değiştirme şansları olmadığına göre bugünden çevrenin etkisi altında kalmadan geleceklerini yönlendirmelerini istedim.

54 yıllık eğitimci, 52 yıllık gazeteci olarak yeniden bir meslek seçmem istenirse yönce öğretmen sonra gazeteci olacağımı anlattım.


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Dersimiz, “15 Temmuz Demokrasi Zaferi”

2016-2017 eğitim öğretim yılı Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun İzmit Solaklar İlk ve Ortaokulunda çalacağı ilk ders zili ile başlayacak.
Devamını Oku18.09.2018 - 18:26:45
Tüm Yazıları