ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Anket

Suriyeli göçmenlere sizce Türk Vatandaşlığı verilsin mi?
  • Hayır
  • Evet
  • Kararsızım
Galip ATAMAN

16 Haziran 2016 Perşembe Saat: 18:51

Ulaşıma Zam Kapıda

Galip ATAMAN

1 Ocak 2016’dan buyana ekmeğe, pideye, suya, ete, süte, elektriğe, doğalgaza, akaryakıta zam yapıldı.

Yedek parça, bakım, lastik, araç muayene, harç artışına rağmen ulaşıma zam yapılmadı.

Yolcular, en son zammın yapıldığı Ağustos 2014’ten buyana toplu taşıma araçlarında aynı ücretle seyahat ediyor.

Yaklaşık 2 yıldır toplu taşıma ücretleri; Tam bilet 1.40 TL, öğrenci 1.25 TL, indirimli seyahat kart 1.40 TL.

Ulaşıma zammın gündemde olduğu bugünlerde zam oranından önce iğneden ipliğe her ürüne ve hizmete zam yapılırken“Ulaşıma neden zam yapılmadı?” sorusunun cevabını arayalım.

2 bin 200 özel halk otobüsünün hizmet verdiği toplu taşıma ücretlerine zam yapılmayarak sahiplerinin cezalandırılmasının bir değil birden fazla nedeni var.

Birincisi; Önceki yıllarda verilen ruhsatlar ve tavizlerle özel halk otobüs sahiplerinin “tekel”oluşturması.

İkincisi; Kocaeli Otobüs ve Minibüsçüler Odası Başkanı Mustafa Kurt’un UKOME yönetimine de, üyesi özel halk otobüsleri kooperatiflerine “güven” vermeyen, herkese“mavi boncuk” dağıtan tavrı.

Üçüncüsü; 2017’de hizmete girmesi için çalışmaları devam eden tramvay için “Tramvay fikri de güzergahı da hatalı. Tramvaya gerek yok.Tramvay, siyasi bir yatırım. Tramvay, esnaf olmadan çalıştırılırsa iş yapamaz” demesi.

Dördüncüsü; Tramvay fikrine karşı çıkarken yaptığı, “Tramvaya harcanan para haramdır. Hesabını Allah’a verecekler. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” açıklaması.

Beşincisi; Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı 240 otobüse gerek olmadığını söyleyerek belediyesi önünde eylem yapması.

Altıncısı; 52 özel halk otobüs kooperatifine kayıtlı 2 bin 200 aracın Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Park AŞ’ye kiralanmasına çıkılması.

Yedincisi; Belki de en önemlisi, 65 yaş üzeri yaşlılarla engelli ve refakatçilerinin yasa, yönetmelik, genelgeye rağmen “ücretsiz” taşınmaması, Sekizincisi; Şoför esnafının istekleri yerine getirilmezse eylem yapacakları, gerekirse kontak kapatacakları tehdidinde bulunulması.

Bilinen bilinmeyen, kamuoyuna yansıyan yansımayan benzer “tehdit ve sitemler”nedeniyle ulaşıma zam yapılmadı.

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve UKOME Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ı üzen, ulaşımla ilgili çalışmalarına karşı çıkan, zaman zaman engelleme girişimlerinde bulunan özel halk otobüs sahipleri deyim yerindeyse “cezalandırıldı”.

ULAŞIMA ZAM GÜNDEMDE

Kocaeli Otobüs ve Minibüsçüler Odası Başkanı Mustafa Kurt’un 2015 sonlarındaki “ulaşıma zam” talebi aradan geçen 6 ayda bırakın görüşülmeyi, UKOME gündemine bile alınmadı.

Özel Halk Otobüsleri sahiplerinin cezası bitmiş olacak ki, 2016 yılı için ulaşım ücretlerine zam talebi UKOME gündemine alındı ve komisyona havale edildi.

Bu arada önceki yıllarda olduğu gibi zam talebini inceleyecek ve oranlarla ilgili görüşleri yansıtacak bir rapor hazırlanması için Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığına yazı yazıldı.

Bugünlerde hocalar, yedek parça, bakım, lastik, araç muayene, harç dahil girdilerde önemli artışlar olmasına rağmen Ağustos 2014’ten buyana zam alamadıklarını belirten Kocaeli Otobüs ve Minibüsçüler Odası’nın yüzde 5 ile 15 arasındaki zam talebi üzerinde çalışıyor.

Hocaların çalışmalarını tamamlaması, hazırlayacakları raporu UKOME Başkanlığına göndermesinin ardından, özel halk otobüs sahiplerinin zam talebi bayram sonrası gündeme alınacak ve görüşülecek.

BEKLENEN ZAM ORANLARI

Bayram sonrası toplanacak UKOME, büyük olasılıkla Kocaeli Otobüs ve Minibüsçüler Odası’nın zam talebini görüşerek karara bağlayacak.

UKOME’den çıkacak zam oranının ne olacağını başkan dahil kimse bilmiyor.

Minibüsçülerin istediği gibi yüzde 5 ile 15 arası mı olur?

Üzerinde çalışan üniversite hocalarının önereceği ama bugünden bilinmeyen oran da mı çıkar?

Bekleyip göreceğiz. Şunun şurasında bir şey kalmadı. Bayram sonrası ulaşıma zam oranını ve güzergahların yeni tarifelerini açıklandığında öğreneceğiz.

Ancak önceki yıllarda üniversite hocalarıyla UKOME üyelerinin zam kararı alırken esas aldıkları kriterlere baktığımızda yapılacak zam oranının yüzde 7’yi geçmeyeceğini tahmin ediyorum.

Buna göre, bayram sonrası ulaşıma yapılacak zam ile İzmit’te şehir içi 2.10 TL olan tam bilet ücretinin 15 kuruş artışla 2.25 TL’ye yükseleceğini bekliyorum.

İndirimli kart sahiplerinin toplu taşıma araçlarına 1.60 TL yerine 1.75 TL ödeyeceklerini düşünüyorum.

Toplu taşıma araçlarına 1.25 TL ödeyerek binen yaklaşık 336 bin öğrencinin tarifesi 1.35 TL olabilir.

Buradan Başkan İbrahim Karaosmanoğlu’na öğrencilerin ortak dileğini aktarmak istiyorum.

Sayın Başkan; öğrenciler ve velileri, “Sayın Başkanımız eğitime destek, ortaokul öğrencilerine laptop, LYS şampiyonlarına otomobil vererek, başarılı sporcuları ödüllendirerek her zaman öğrencilerin yanında olduğunu kanıtladı, Türkiye’ye örnek oldu. Öğrenci ücretine yapılacak 10 kuruşluk zam belediye ve özel halk otobüs sahiplerine dokunmaz ama öğrencileri üzer” diyorlar.

Elçiye zeval olmaz. Benim tanıdığım İbrahim Başkan, öğrencilerin sesine kulak verir, her alanda olduğu gibi burada da Türkiye’ye örnek karar alır.

Öğrenci ücretine zam yapmayarak 1.25 TL ile seyahat etmelerini sağlar.

Son bir not; İstanbul’da öğrenciler 1.10 TL ile seyahat ederken bilet ücretine 5 kuruş zam yapılarak 1.15 TL’ye çıkarılmıştı.

ZAMLI ÜCRET TARİFESİ

Üniversite hocalarının yüzde 7 oranında zam önermesi ve UKOME’nin uygulaması halinde güzergahlar arası olası tam bilet ücretlerinin şöyle olması bekleniyor.

İzmit-Gölcük 3.30 TL’den 3.50 TL’ye, İzmit-Değirmende 3.50 TL’den 3.75 TL’ye, İzmit-Karamürsel  5.70 TL’den 6.00 TL’ye, İzmit-Körfez 2.65 TL’den 2.75 TL’ye, İzmit-Kandıra 4.25 TL’den 4.50 TL’ye, İzmit-Hereke 3.70 TL’den 4.00 TL’ye,  İzmit-Ulaşlı 4.50 TL’den 4.75 TL’ye,  İzmit-Ereğli 4.95 TL’den 5.30 TL’ye, İzmit-Halıdere 3.75 TL’den 4.00 TL’ye, İzmit-Acısu 3.10 TL’den 3.30 TL’ye,  İzmit-Derbent 3.50 TL’den 3.75 TL’ye,  İzmit-Maşukiye 3.50 TL’den 3.75 TL’ye,  İzmit-Suadiye 3.50 3.75 TL’ye, İzmit-Arslanbey 3.15 TL’den 3.35 TL’ye, İzmit-Eşme 3.90 TL’den 4.20 TL’ye, İzmit-Uzuntarla 3.55 TL’den 3.75 TL’ye, İzmit-Bahçecik 3.10 TL’den 3.30 TL’ye, İzmit-Başiskele 2.20 TL’den 2.30 TL’ye, İzmit-Kullar 2.10 TL’den 2.25 TL’ye, İzmit-Yuvacık 3.10 TL’den 3.25 TL’ye.

Öte yandan çok tartışılan 39 bin kart verilen 65 yaş üzeri, 30 bin engelli ve refakatçıları, gaziler, şehit yakını, 5 bin 800 polis, jandarma, zabıta her araç için aylık 750 TL “Destek Geliri” karşılığı “ücretsiz” seyahat etmeye devam edecek.

71 bin 60 yaş kart sahibi ile 21.500 öğretmen toplu taşıma araçlarından indirimli yararlanacak.

336 bin öğrenci, Başkan Karaosmanoğlu’nun jesti ve kararı doğrultusunda jya bugünkü gibi ya 1.25 TL ödeyecek ya da yapılacak 10 kuruş zam sonrası 1.35 TL.

*************************

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN ‘YÜKSEKÖĞRETİM’ DİPLOMASI

Türkiye’nin güvenlikten dış politikaya, eğitimden ekonomiye onlarca ciddi sorunları varken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diplomasının tartışılmasını anlayabilmiş değilim.

Sosyal medya başta olmak üzere televizyon kanallarında gazete sayfalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasının seçilme şartına uygun olmadığının kamuoyu ile paylaşılmasını doğru bulmuyorum.

Seçmenin saygı duyduğu, toplumun sahiplendiği bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan siyasetçilerin, gazetecilerin anlattıklarını, eleştirilerini, yorumlarını gülerek ve üzülerek takip ediyorum.

Diploması seçilme yeterliğine sahip olmadığı için cumhurbaşkanlığının iptal edilerek yargılanacağını, Cumhurbaşkanına hakaretten haklarında dava açılanların davalarının düşeceğini iddia edenleri mi ararsınız?

İki yıllık diplomaya sahip olanların Cumhurbaşkanı seçilemeyeceğini söyleyenlere mi rastlarsınız?

Profesör olmuş, devlette önemli görevler üstlenmiş siyasetçilerin yükseköğretim ile yüksekokul tanımını bilmeyenleri mi merak edersiniz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diploması ile ilgili Anayasa Mahkemesi’ne, Yüksek Seçim Kurulu’na, TBMM Başkanlığı’na, yerel mahkemelere başvuruda bulunan, Genel Kurmay Başkanlığı’na dilekçe vermeye hazırlananları mı istersiniz?

İETT’de çalışırken yüksekokulda okumasının imkansız olduğunu söyleyenler bile var.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin iptal edilerek Sayın Erdoğan’ın yargılanmasını isteyenlerin sayısı yaratılan bilgi kirliliği ve algı nedeniyle giderek artıyor.

Tüm bu iddialara, eleştirilere, yorumlara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gereken inandırıcı cevabı vermemesi de işin bir diğer kafa karıştıran yanı.

Belki de gündemi değiştirmek için bilinçli yapıyordur, bilemem.

ERDOĞAN NEREDEN MEZUN

Herkesin tartıştığı, üzerinde ahkam kestiği, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüksekokul diploması ile ilgili tartışmalara kamuoyunun doğru bilgilendirmek adına ben de katılmak istiyorum.

Sayın Erdoğan Kasımpaşa’daki Piyale Paşa İlkokulu’nu 1965 yılında bitirdikten sonra İstanbul İmam Hatip Okulunda yatılı olarak kayıt yaptırır.

1973 yılında mezun olduğu İmam Hatip Lisesi diploması ile bir yükseköğrenim kurumuna kayıt yaptırması mümkün olmadığından Eyüp Lisesi’nde fark dersleri sınavına girer ve çift lise diplomasına sahip olur.

1973-1974 öğretim yılında “Aksaray İktisat ve Ticaret Yüksekokulu”na kaydını yaptırır.

Devam mecburiyeti olmayan yüksekokulda gece bölümü derslerini takip ederek gündüzleri İETT’de çalışır.

Sonraki yıllarda ekonomi ve işletme eğitimi veren tüm yüksekokul ve akademiler “Ticari Bilimler Fakültesi” çatısı altında toplanır.

Recep Tayyip Erdoğan da İktisat ve Ticaret Yüksekokulunda başladığı yükseköğrenimini Şubat 1981’de Ticari Bilimler Fakültesi’nden mezun olarak tamamlar.

2547 Sayılı YÖK Yasası ile birlikte okul, 1982 yılında Marmara Üniversitesi’ne bağlanarak İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi adını alır, 1982 yılında da yeni kurulan “İşletme, İktisat ve Siyasal Bilgiler Fakültesine” dönüştürülür.

1981 yılında yükseköğrenimini tamamlayan Sayın Erdoğan, 1982 yılında askerliğini yedek subay olarak yapmak üzere acemi eğitimi için Tuzla Yedek Subay Piyade Okuluna gider, ardından askerliğini İstanbul Hasdal 77. Piyade Alayında tamamlar.

ANAYASA VE YASA NE DİYOR

Gelelim; o çok tartışılan, diplomasının Cumhurbaşkanı seçilme yeterliliğine sahip olmadığı iddialarına;

1961 Anayasasının 95. Maddesi ve 1982 Anayasasının 101. Maddesi “Cumhurbaşkanı 40 yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip..”diye yazıyor.

Sayın Erdoğan’ın 2 yıllık yüksekokul mezunu olduğuna takılarak, 4 yıllık yüksekokul bitirmediği için Cumhurbaşkanı olamayacağını iddia edenler 2547 Sayılı YÖK Yasasının 3. Maddesini okumuş olsalardı cahilliklerini kabul edip susarlardı.

İşte 2547 Sayılı YÖK Yasasının 3. Maddesi, “Yükseköğretim: Milli eğitim sistemi içinde, ortaöğretime dayalı, EN AZ DÖRT YARIYILI kapsayan her kademedeki eğitim-öğretimin tümüdür” yazıyor.

Sayın Erdoğan, ister 2 yıllık (4 yarıyıl), ister 4 yıllık yüksekokul ya da fakülte bitirsin Anayasa ve YÖK yasasına göre yükseköğretim sayılıyor ve Cumhurbaşkanına seçilmesine engel hali bulunmuyor.

Peki niye bu tartışma? Bana göre, Sayın Cumhurbaşkanının ya da görevlendireceği kişinin çıkıp değişik tarihlerde verilen diplomalardaki okul isimlerinin zaman içinde değiştiğini kamuoyu ile paylaşmamasından.

Bunu fırsat bilen bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan, önyargılı kişilerin  “mal bulmuş mağribi” gibi peşine takılması.

*********************

BAŞBAKAN’DAN İLAHİYAT “PROFESÖRÜNE” CEVAP

Siyasilerin, televizyon programcılarının, gazetecilerin üslubu bozulunca, kullandıkları dile sahip çıkamayınca herkes ağzından çıkanı söylüyor.

Birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk mesajlarının verildiği Ramazan ayında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Aşkar gibi bilim insanlarının söylediklerine daha çok dikkat etmesi gerekiyor.

Neden mi? Koskoca ilahiyat profesörü TRT ekranında “Alnı secdeye gelen bir varlık var mı insanın dışında? Yok. Secde eden tek varlık insan. O zaman, ben düz söyleyeyim. Namazı hayvanlar kılmaz, namaz kılmayan da hayvandır” demişti.

Mustafa hoca, “Namaz kılmayan hayvandır” sözünün kamuoyunda büyük tepki alması üzerine geri adım attı, özür diledi.

Asıl “tokat” gibi cevap Başbakan Binali Yıldırım’dan geldi.

Bakın Başbakan Yıldırım ne dedi, “Değerlendirecek bir yanı yok. Halt etmiş. Kim söylediyse zırva. Biz dinimizin değerlerini biliyoruz. Hoş görü dinidir, sevgi dinidir, kardeşlik dinidir. Dolayısıyla bu ve buna benzer sözler kabul edilemez. Böyle bir şey söylediyse çok büyük hata etmiş, saçmalamış, zırva. Ünvanı ne olursa olsun, yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede böyle münasebetsiz laflar eden birisinin Müslümanlar nezdinde hiçbir yeri yoktur."


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Dersimiz, “15 Temmuz Demokrasi Zaferi”

2016-2017 eğitim öğretim yılı Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun İzmit Solaklar İlk ve Ortaokulunda çalacağı ilk ders zili ile başlayacak.
Devamını Oku20.11.2017 - 10:55:00

Varto “Şampiyonu” Ezgi Kocaeli Fen'de Okuyacak

15 Temmuz’dan buyana ara verilen “eğitim” yeniden Vali Hasan Basri Güzeloğlu’nun gündeminde.
Devamını Oku20.11.2017 - 10:55:00
Tüm Yazıları