sanalbasin.com üyesidir
ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Hülya Bilge GÜLTEKİN

28 Şubat 2013 Perşembe Saat: 13:33

Anımsadığım Giysiler

Hülya Bilge GÜLTEKİN

Marguerite Duras’ın Sevgili adlı romanını okuyorum iki gündür.


Bir öz yaşam öyküsü Sevgili, ilk aşkın ilk sevginin öyküsü. Böyle olunca okuyanın kendinden bir çok şey bulmaması mümkün değil. Okudukça kendi büyüme çağlarıma götürdü beni Sevgili.

“Ham ipekten bir giysi var üzerimde, yıpranmış, neredeyse saydam. Önceleri annemindi, sonra bir gün fazla açık bulduğu için giymez oldu, bana verdi. Kolsuz bir giysi yakası da çok açık.Ham ipek kullanıla kullanıla kurum rengine girer, bu da öyle. Anımsadığım bir giysi."

Marguerite Duras, Sevgili’nin yirmibirinci sayfasında anımsadığı bir giysiyi böyle anlatmış. Bu satırları okur okumaz ben de çocukluğuma gidiverdim hemen.

Çocukluğumun en güzel anlarından birindeyim. Evin en gizemli köşesindeyim. Köşede bir yüklük. Yüklüğün içinde tahta oymalı bir sandık. Üzerinde yorganlar, yastıklar, battaniyeler yığılı. Yükleri tek başıma kaldırıp koparmayı başardığımdan beri bayılıyorum annemin sandığını karıştırmaya. Kokusu el değmemiş bir kadın gibi, saf, temiz, büyüleyici. Karıştırdıkça içini kadınlaşıyorum sanki. İçinde neler yok ki.

Annemin söz elbisesi, kendinden desenli bordo bir kumaştan dikilmiş. Kolları dirseğine kadar küçük bordo düğmelerle sıralanmış. Düğmeler, elbisenin kendi kumaşıyla kaplı, elbiseye özel yaptırılmış. Nişan elbisesi, sarı sırma dokumalı kumaştan, beline kadar fermuarlı. Her ikisini de terzi olan halası dikmiş, her ikisi de dar ve mini. Birini giyip birini çıkarıyorum, bir an önce büyüyüp her ikisini de giymek istiyorum bir yerlere giderken.

Babamın Almanya’dan getirdiği gök rengi gecelik ve sabahlığa ise bayılıyorum. Pembe şeffaf bir gecelik daha var içlerinde, onu da babam getirmiş Almanya’dan, ondan uzak duruyorum, utangaç bir kızım, o bana göre değil. Hiç giymemiş onları annem, bana saklıyor, benim çeyizime saklıyor. Ne zaman büyüyeceğim ben, ne zaman giyeceğim bu büyülü kadınsı giysileri. Her giydiğimde aynılar, üzerimden dökülüyorlar, hiç mi büyümüyorum ben.
Biraz serpilip büyüyünce, “bunu giyecek kadar büyüdün artık” deyip çıkarıyor annem çeyizlik geceliklerinden birini sandıktan. Robası mavi işlemeli, beyaz, tiril tiril bir gecelik. Titredikçe annemin elinde içim de titriyor. Gece olsa da giysem. Gün geçmek bilmiyor. Ama zaman hızla geçiyor ve eskitene kadar, lime lime olana kadar giyiyorum.

Annem ufak tefek, Belgin Doruk tipinde bir kadın, o zamanların güzellerinden, kendi zamanının makbullerinden. Ben halamlara benziyorum ve boylu poslu bir genç kız oluyorum. Küçükken tekrar tekrar giyip çıkardığım söz ve nişan elbisesi, onları giyecek yaşa geldiğimde olmuyor bana. Sonradan ve birden boy atanlardanım. Ben büyüyorum büyümesine ama elbiseler küçülüyor. İçimde bir ukde gibi kalıyor onları giyememiş oluşum.

Gök rengi gecelik sabahlık takımını ise giymeye kıyamıyorum, kızıma saklıyorum, kızım olacak biliyorum, benim yapamadığım her şeyi yapacak, giyemediğim her şeyi giyecek. Oluyor ve tiyatro oyunlarında giyiyor o gök rengi gecelik ve sabahlığı. O kadar özel bir gecelik ve sabahlık ki göz koyan biri el de koyuyor. Bizim giymeye kıyamadığımıza kimbilir nasıl da kıyıyor, giyiyor, eskitiyor. Şimdiki aklım olsa onu da lime lime edene kadar giyerdim.

Saklamıyoruz artık hiçbir şeyi, sandıklarımızı bile attık, o devir bizimle birlikte kapandı. Saklamak yok, bekletmek yok, yaşamak var şimdi. Eskimeden eskitmek var.


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

İlk Fırsatta

Devamını Oku14.12.2018 - 19:54:28

Yılan Hikayesi

Devamını Oku14.12.2018 - 19:54:28

Sayın Başbakanım

Devamını Oku14.12.2018 - 19:54:28

Shakespeare’i Okurken

Shakespeare’in Othello adlı oyununu okuyorum; 23.sayfada "Türkler Rodos'a doğru ilerliyorlarmış" derken 24. sayfada "Rodos'a doğru yol alan Osmanlılar" diyor.
Devamını Oku14.12.2018 - 19:54:28
Tüm Yazıları