sanalbasin.com üyesidir
ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Hülya Bilge GÜLTEKİN

1 Ocak 2008 Salı Saat: 00:00

Hoş Geldin Yeni Yıl

Hülya Bilge GÜLTEKİN

Ne güzeldir yeni bir yılın geldiğin

Ne güzeldir yeni bir yılın geldiğini bilmek. Yeni hayaller kurmak, yeni yılla birlikte yeni hayatlara, yeni sevdalara yelken açmak. Hayatın acımasızlığına karşı tutulan dileklerin, edilen duaların gerçekleşmesini beklemek. Hep iyi ve güzel şeyleri düşünmek, kısa bir süre de olsa bütün olumsuzluklara kendimizi kapatıp olumlu düşüncelerle istediğimiz güzellikleri kendimize ve hayatımıza çağırmak.

Evet kısa bir süre bu çağrıyı yaparız. Yeni yılın ilk gününü görene kadardır sanki hayal kurmak ve olumlu düşünüp isteklerde bulunmak. Ondan sonra umut sona erer ve yine hayatın ne kadar anlamsız, verimsiz, yorucu ve sıkıcı olduğunu düşünmeye başlarız. Ve böyle olumsuz düşündüğümüz içindir ki hayat da bize olumsuzluktan başka hiçbir şey sunamaz. Evet bu böyledir ne yazık ki. Hayata ne verirsek hayat da bize onu verir. Anlamsız, verimsiz, yorucu ve sıkıcı olan hayat değildir aslında. Böyle düşüne düşüne zihnimizde kök salmasına izin verdiğimiz ve bir türlü söküp atamadığımız ayrık otu misali bizi sarıp sarmalayan basmakalıp düşüncelerimizdir.

Bana çıkmaz ki, o beni beğenmez ki, ben kimim ki böyle bir arabam olsun, nerde bende o şans, iyi bir işi veya parayı kim kaybetmiş ki biz bulalım...Uzar gider bu zihnimizde ki ve dilimizde ki olumsuzluk listesi. Ve uzar gider yaşadığımız olumsuzlukların listesi.

Oysa ki olumlu düşünmemizi ve şükretmemizi gerektiren o kadar çok şeye sahibizdir ki görmez oluruz olumsuzluklara odaklandığımız için.

Yaşamak bir armağandır bize tanrı tarafından bağışlanmış. Ama yaşamın güzelliklerini görmezden geliriz, yaratılış hakkımız olan bolluğu ve bereketi hayatımıza çekmeyi beceremeyiz ve tanrım beni neden yarattın ki deriz. Ne acıdır ki pek çoğumuz tanrının bizi ne kadar özel yarattığının farkına varmadan yaşar gideriz.

Yaşadıklarımız, iyi veya kötü yaşayacaklarımız bizim hayat okulunda öğreneceğimiz derslerimizdir. Ama biz almamız gereken dersleri alacağımıza mızmızlanır, hayatı kendimize zehir eder ve yaşadıklarımızın sorumluluğunu yükleyecek insan ararız. Yaşadığımız iyi veya kötü hangisiyse ihtiyacımız olan bilgiyi alabilmemiz için yaşamışızdır. Ve dersimizi aldıkça yaşadığımız ve yaşayacağımız iyi şeyler çoğalacaktır ama almamak için direniriz. Tanrım neden ben deriz.

Hayatımızda doğduğumuz andan itibaren var olan iyi veya kötü tüm insanlardan mutlaka bir şeyler öğrenmişizdir ve onlara şükretmemiz gerekirken, suçlarız, nefret ederiz ve ölene kadar onları kafamızın içinde taşırız gereksizce.

O kadar şanslıyızdır ki aslında, tanrı bize hep yeniden deneme ve hatalarımızı düzeltme şansını tekrar tekrar verir. Bize verilen bu defalarca şansı kullanıp, bunun için şükredeceğimize çoğu şeyi bir kere dener ve bırakırız. Kolayca hedeflerimizden ve ideallerimizden vazgeçer bende şans olsaydı ilk seferinde başarılı olurdum deriz. Oysa ihtiyacımız olan olumlu yaklaşımdır. Edison elektriği ararken yaptığı yüzlerce deneyin her biri bittiğinde ''Bugün elektrik üretemeyen yeni bir yol keşfettik'' dermiş. Yılmadan tekrar tekrar denermiş.

Düşünce yönüyle ele aldığımızda insanlar olumlu düşünenler ve olumsuz düşünenler olarak iki gruba ayrılırlar.

Olumsuz düşünenlerin çoğunluğu oluşturduğundan bahsetmeye bile gerek yok. Dünyanın gittikçe yaşanılmaz acılı ve sancılı bir yer haline gelmesi bunu açıkça ortaya koyuyor zaten. Olumsuz düşünenler hayatlarında bir türlü istikrarı yakalayamazlar. Küçük bir eleştiriyle karşılaştıklarında kendilerine güvenlerini kaybeder ve darmadağın oluverirler. Zorluklarla başedebilme güçleri sınırlıdır. Başarısızlığa daha eğilimlidirler.

Olumlu düşünmek bir yaşam biçimidir. Hep gıptayla baktığımız başarılı ve mutlu insanlar olumlu düşünen azınlık grubunda yer alıyor. Tarihte insanlığın kaderini değiştirecek büyük işler yapanlar olumlu düşünmeyi yaşam biçimi haline getirebilmiş insanlardır.

Her iki düşünce şeklide zamanla otomatikleşir ve hayatımızı şekillendirmeye başlar. Seçim bizimdir.

Dilerim yeni yıl olumlu düşünmeyi yaşam biçimi haline getirenlerin çoğaldığı, olumsuzlukların hem bireysel hem de toplumsal olarak azaldığı bir yıl olur. Ve olumlu düşüncelerimiz sayesinde kayıplarımız kazanca, mutsuzluklarımız mutluluğa, acılarımız sevince, gözyaşlarımız gülümsemeye, nefret sevgiye dönüşür.


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

İlk Fırsatta

Devamını Oku27.06.2019 - 09:23:21

Yılan Hikayesi

Devamını Oku27.06.2019 - 09:23:21

Sayın Başbakanım

Devamını Oku27.06.2019 - 09:23:21

Shakespeare’i Okurken

Shakespeare’in Othello adlı oyununu okuyorum; 23.sayfada "Türkler Rodos'a doğru ilerliyorlarmış" derken 24. sayfada "Rodos'a doğru yol alan Osmanlılar" diyor.
Devamını Oku27.06.2019 - 09:23:21
Tüm Yazıları