sanalbasin.com üyesidir
ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Hülya Bilge GÜLTEKİN

14 Ocak 2013 Pazartesi Saat: 12:44

Nice Nice Yıllara Gülüm

Hülya Bilge GÜLTEKİN

NİCE NİCE YILLARA GÜLÜM


Yapraklara dallara, yeşillere, allara, 
Nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara. 
Yaprak dala, al yeşile yaraşır, 
Gayri bundan böyle vermem seni ellere.

Nâzım Hikmet ve onun gibi dahiler kendimi bildim bileli ilgimi çok çekmişlerdir. Onların beni etkileyen sözlerini, şiirlerini yazdığım küçük kara kaplı bir defterim vardı, seksenli yıllardan beri de hâlâ durur. Yıllar önce yazmıştım Nâzım Hikmet'in beni büyüleyen bu dizelerini o deftere. 

Geçtiğimiz Haziran ayıydı, sürekli gittiğim kitabevinde "Dahiler ve Aşkları" adlı kitap gözüme ilişmişti. Açıp karıştırmış, sevdiğim bir çok dahinin aşklarının anlatıldığını görünce hemen almaya karar vermiştim. Eve getirdikten sonra, kızım bana fırsat vermeyip dalmıştı okumaya.

Ameliyat olup eve geldikten sonraki ilk gündü, kızım elinde o kitapla heyecanla girdi yatak odasına:

"Anne, Nâzım Hikmet'te Moda'da yaşamış, 'delikanlılığı türlü çapkınlıklarla Kadıköy'de Moda'da geçmiştir' diye yazıyor bu kitapta" demişti.

"Hele bir iyileşeyim, bak nasıl bulacağım ben Nâzım Hikmet'in Moda sokaklarındaki çapkın ayak izlerini" demiştim. "Bulamazsam da adımlarım illaki onun bastığı yerlere denk düşer bir gün ve hissederim onun Moda'daki varlığını" diye de eklemiştim.

Kızım odadan çıkıp gittikten sonra da Nâzım Hikmet'in kadınlarını bir bir aklımdan geçirip hangisinin yerinde olmak isterdim diye düşünmüştüm. Bugün Nâzım Hikmet'in doğum günü olması sebebiyle bir kez de yazarak düşünüyorum bunu.

Nüzhet Hanım, Nâzım'ın ilk eşi, ilk ve büyük aşkıydı. Bu miniminnacık kadına olan devasa sevgisinin acı sonunu " Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri" diye başlayan şiirinin sonunda şu dizelerle anlatmıştı:

"Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev, 

Dev gibi sevgilere mezar bile olamaz; 

Bahçesinde ebruliii hanımeli açan ev."

"Bu gözleri küçük kadınla niçin evlendin" deyip onu sürekli eleştiren annesiyle halasına rağmen Nâzım Nüzhet Hanım'ı çok sevmiş ve ayrılmak istememişti ondan. Nüzhet Hanım gibi, aşkımı yaşatmayanlarla mücadele etmeyi değil, aşkımı bırakıp gitmeyi seçen bir kadındım ama buna rağmen yerinde olmak istediğim kadın Nüzhet Hanım değildi.

Cezaevinden Mehmet Fuat'a gönderdiği mektubunda ikinci eşi Piraye ile ilgili şu satırları yazar Nâzım Hikmet:

"Anneni tanıyıncaya kadar, muhteva meselesinde bir bakıma sekterdim. Meselâ insanlar arasındaki sevda münasebetlerini yazmadım. Anneni tanıdıktan sonra onun yaratıcı tesiriyle bundan da kurtuldum. Bir sevda şiirini, bir kavga şiiri kadar seviyor ve sayıyorum."

Benim gibi oğlak burcu olup ona sevda şiirleri yazdıran ilk kadın olmasına rağmen Piraye de değildi yerinde olmak istediğim. Piraye, Nâzım Hikmet'in en çok güvendiği, en fazla güç ve ilham aldığı, en güzel şiirlerini ona yazdığı kadındı üstelik ama o değildi yerinde olmak istediğim.

Bursa Cezaevi'nde yatarken, bir yandan da Piraye'ye her gün yeni bir aşk şiiri yazarken dayısının kızı Münevver ziyaretine gelir Nâzım'ın, bu görüşme aralarında bir aşkın doğmasına sebep olur. Kumral ve yeşil gözlü bu kadına olan aşkını şu dizelerle anlatır Nâzım.

Sen

Sen esirliğim ve hürriyetimsin,

Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,

Sen memleketimsin.

Sen ela gözlerinde yeşil hareler,

Sen büyük, güzel ve muzaffer

Sen ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin...

Münevver evlidir ve bir de kızı vardır. Onunla yeni bir hayata başlamak istediğini söyleyip kocasından ayrılmasını ister Nâzım. Piraye'ye ayrılma kararını bildirmiştir bile. Nâzım afla cezaevinden çıktıktan sonra evlenirler, Nâzım'ın ilk ve tek çocuğunun annesi Münevver olur. İlk görüşte aşık olup, onu ilk çocuğunun annesi kıldığı Münevver'in yerinde olmak, tarihe ilk ve tek çocuğunun annesi olarak geçmek çok heyecan vericiydi ama benim gönlümde yatan bir başka kadının yeriydi.

Lena, Galina, Vera gibi yabancı kadınlarından biri olmayı ise hiç istemezdim. Nâzım'ın ömrünü ve şiirlerini adadığı toprakların kadını olmak isterdim.

“Nâzım uzun boyu, kırmızımtrak yüzü, dalgalı sarı saçları ve çocuksu bir ifade taşıyan masmavi gözleriyle bir Viking’i andırıyordu.”

Nâzım'ı Viking'e benzeten bu ifade çocukluğundan beri yazmaya meraklı olan Şair Suat Hanım'ındır. Moda'da doğup büyümüştür, Nâzım'ın çocukluk arkadaşıdır ve karşılıklı şiirler okumuşlardır birbirlerine. Bu şair ve asi kadını kendine bir türlü aşık edememiştir Nâzım. "Gölgesi" adlı şiirinde bunu açık ve net anlatmıştır kendisi de.

Ağlasada gizliyor gözlerinin yaşını;

Bir kere eğemedim bu kadının başını.

Kaç kere sürükledi gururumu ölüme

Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.

Cevapları öyle heycansız ki onun,

Kaç kere iman ettim, hiçliğine ruhunun.

Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi

Güzelliğin önünde, dolup, çarpmalı kalbi

Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal

Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal

Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor.

Bir çiçeğin önünde bir dakkika durmuyor.

Dönüyoruz yine biz uzun bir gezintiden

Gönlümün elemini döküyorken ona ben

O bana kendisini gülerek naklediyor 

"Bilseniz mavi boncuk nasıl yaraştı" diyor.

Ya bu kadın delidir, yahut ben çıldırmışım

Ben ki.bir çok kereler kırılmışım, kırmışım

Ömrümde duymamıştım böyle derin bir acı

Birden onun yüzüne haykırma ihtiyacı

İçimde alev alev tutuştu yangın gibi

Bir dakika kendimin olamadım sahibi

Hiç olmazsa öcümü böyle alırım dedim

Yolda mağrur duran gölgesini çiğnedim.

Bunca kadını ince eledim, sık dokudum, hepsinde kendimden parçalar buldum. Şair oluşundan mıdır, asi oluşundan mıdır bilmem; Şair Suat Hanım olup, uzaktan; ona yazarak, onu yazarak, ona hiç belli etmeden, Şair Suat Hanım gibi onunla uzun yıllar dost kalarak sevmek isterdim Nâzım'ı.

İyi ki doğmuşsın Nâzım, iyi ki bu toprakların şairi olmuşsun.

Nice nice yıllara gülüm, nice ölümsüz yıllara.


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

İlk Fırsatta

Devamını Oku27.06.2019 - 09:58:17

Yılan Hikayesi

Devamını Oku27.06.2019 - 09:58:17

Sayın Başbakanım

Devamını Oku27.06.2019 - 09:58:17

Shakespeare’i Okurken

Shakespeare’in Othello adlı oyununu okuyorum; 23.sayfada "Türkler Rodos'a doğru ilerliyorlarmış" derken 24. sayfada "Rodos'a doğru yol alan Osmanlılar" diyor.
Devamını Oku27.06.2019 - 09:58:17
Tüm Yazıları