ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Anket

Suriyeli göçmenlere sizce Türk Vatandaşlığı verilsin mi?
  • Hayır
  • Evet
  • Kararsızım
Hülya Bilge GÜLTEKİN

6 Ekim 2008 Pazartesi Saat: 00:00

Sonsuz Aşk...

Hülya Bilge GÜLTEKİN

Dünyanın varolduğu ilk günden beri iki son

Dünyanın varolduğu ilk günden beri iki sonsuz sevgili onlar. Biri uçsuz bucaksız gökyüzü. Biri de kocaman engin deniz.

Oturduğumuz kattan çok sevdiğim denizi ve gökyüzünü seyretmek en büyük keyfimdir. Onların binbir türlü güzelliklerini keşfettikten sonra en iyi dostlarım olmuşlardır benim. Onların büründüğü her halden bana bir şeyler anlattıklarını hisseder olmuştum zamanla. Bende iç dünyamda olanı biteni onlarla paylaşmaya başlamıştım. İçime hiç bir kötü düşünceyi atıp, uzun süre barındırmazdım. Ya bir buluta tutundurup gökyüzüne uçurur, uzayın boşluklarına olanca hızıyla savururdum . Ya da dalgaların önüne katardım benden çok uzaklara gitsin ve bir daha geri dönmesin diye. Bazen de ruhumu onlara teslim eder beni bu dünyadan kısa bir süreliğine koparmalarını isterdim. Böyle anlarda meditasyon yapar misali onlarla kaynaşır ve bütünleşirdi ruhum. Onların sonsuzluğu kadar sonsuz bir huzur kaplardı içimi.

Bir de onların ufukta ki birleşmeleri beni mest ederdi. Gündüz bir olurlar bütünleşirlerdi sanki. Ufuk çizgisi bile çekilirdi aradan birbirlerine iyice sokulabilsinler diye. Gece en değerli hazinelerini hiç sakınmadan sererdi gökyüzü denizin üzerine. Yıldızları ahenkle serpiştirir, yıldız kayması gülüşler gönderirdi sevdiğine. Aya yüklediği romantizmi yakamozlarla bırakıverirdi denizin kucağına. Rüzgar ıslığıyla en güzel aşk şarkılarını çalardı onlar için özel anlarda.

Deniz hırçın ve dalgalı olsa da gökyüzü küsmüyordu sevdiğine. Onu sakinleştirmek için bütün varlığıyla kucaklarcasına uzanıyordu üzerine. Gökyüzü güneşsiz, karanlık ve kasvetli de olsa deniz onun her halini çok seviyor ve yine güneşle beraber gülümseyeceği günleri sabırla beklemeyi biliyordu.

Yaşamayı umup yaşayamadığım aşkı ve sevgiyi onların gizemli bir şekilde yaşadıklarını hayal ediyordum. Kendi aşksız ve sevgisizliğimi, bir kez daha duvara toslamış olmanın zavallılığını böyle unutturuyordum kendime. Uyuşturuyordum zihnimi onlara yaptığım kaçışlarla.

Onlar ise dolu dizgin yaşıyorlardı aşklarını. Bazen deniz buhar olup yükseliyor, ılık ılık giriyordu gökyüzünün koynuna. Bazen gökyüzü sağanak sağanak dökülüyordu denize. Ne mevsimler ne de yıllar engel değildi bu sonsuz aşka. Dünya döndükçe, kıyamete kadar sürecekti aşkları.

Kimbilir belki insanoğlu da bir gün koşulsuz sevmeyi öğrenir ve aşk gerçek anlamında yaşanır yeryüzünde.

Sevgi ve aşk hep sizinle olsun. Ve şunu asla unutmayın. En büyük aşk insanın kendine olan aşkıdır. Siz kendinizi bile aşkla sevmiyorsanız başkasından bunu nasıl beklersiniz.


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

İlk Fırsatta

Devamını Oku17.01.2018 - 15:59:50

Yılan Hikayesi

Devamını Oku17.01.2018 - 15:59:50

Sayın Başbakanım

Devamını Oku17.01.2018 - 15:59:50

Shakespeare’i Okurken

Shakespeare’in Othello adlı oyununu okuyorum; 23.sayfada "Türkler Rodos'a doğru ilerliyorlarmış" derken 24. sayfada "Rodos'a doğru yol alan Osmanlılar" diyor.
Devamını Oku17.01.2018 - 15:59:50
Tüm Yazıları