HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Anket

Suriyeli göçmenlere sizce Türk Vatandaşlığı verilsin mi?
  • Hayır
  • Evet
  • Kararsızım
24 Şubat 2008 Pazar Saat: 00:00

RÖPORTAJ; Körfez Kaymakamı Erol Türkmenin çarpıcı yanıtları.

Yaklaşık 1,5 yıldır Körfez İlçe Kaymakamı olarak görev yapan Erol Türkmen ile Körfez üzerine yaptığımız uzun sohbeti beğeniyle okuyacağınızı umuyorum.  Sorularıma çok samimi bir şekilde yanıt veren Kö


 Yaklaşık 1,5 yıldır Körfez İlçe Kaymakamı olarak görev yapan Erol Türkmen ile Körfez üzerine yaptığımız uzun sohbeti beğeniyle okuyacağınızı umuyorum.  Sorularıma çok samimi bir şekilde yanıt veren Körfez Kaymakamı Sayın Erol Türkmen'e röportaj teklifimizi kabul ettiği için teşekkür ediyoruz.

Erol Türkmen Kimdir?

1957 Giresun Şebinkarahisar doğumluyum. Ankara Hukuk mezunuyum. Kütahya Tavşanlı’dan Körfez’e geldim. 1,5 yıldır burada görev yapıyorum.

Kaymakamlık yaptığınız ilçelerle burayı kıyaslarsanız en büyük ilçe Körfez midir?

Aşağı yukarı aynı sayılır. Orasının köy sayısı daha çoktu. 100 kadar köyü olan bir ilçeydi. Merkez nüfusu 70 bin civarındaydı ama köy ağırlıklıydı. Köylerle birlikte 100 bini geçiyordu. Körfez’de ise köy nüfusu fazla yok. Merkez nüfusu fazla burası daha çok kent ağırlıklı bir ilçe. 

Sanayi açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Tabi burası bir sanayi kenti diyebiliriz.

Körfez’e geldiğinizde acil halledilmesi gereken ne gibi sorunlarla karşılaştınız?

İlk sorun asayişti. Sorunlar resmi makamlardan çok size geldiği için ve siz sürekli işlediğiniz için daha iyi bilirsiniz. Yani basın toplumdaki sorunları kamuoyuna duyurarak bir nevi denetim görevi yapan gerçek payı sanılandan fazla olan 4. kuvvettir. Basın olmasa çok işin yürüyeceği konusunda kuşkuluyum. Basının sürekli eleştirel bir yol izlemesi toplumun yararınadır, kamu yararınadır. Bu sayede toplum bir takım aksaklıklardan haberdar olur. Tabii caizse basın hep şeytanın avukatlığını yapar ki devamlı işin ters tarafına bakar. Devamlı iyi şeylerden bahseden bir basın tam tersine kötülüğe götürür. Devamlı eleştirmek zorundadır. Benim gördüğüm sorunların başında asayiş geliyordu. Özellikle esnaftan haraç isteme yönünde çok şikayetler duyuyorduk. Emniyetin ciddi operasyonlarıyla bunların kesildiğini ifade etmek istiyorum.

Bu sorunun özünde ne var sizce?

 KISA VADEDE TRAFİĞE ÇÖZÜM BULUNAMAZ
Tabiiki Türkiye’de ciddi anlamda işsizlik ve fakirlik sorunu var. İlçemiz dışardan yoğun göç alıyor. Tabii bunlar köklü çözüm bulunmadığı halde yine canlanabilir. Bu açıdan asayişe ekonomik ve sosyal açıdan ayrı bir şekilde müdahale etmek mümkün değil. Zabıtamızın yaptığı operasyonlar geçicidir. İkinci olarak ta ilçemizde trafik karmaşası var. Buda büyük bir kent olmamız, İstanbul ve Kocaeli  arasındaki yoğun trafiğin ortasında bulunmamızın getirdiği bir realite. Buda yapılacak uzun vadeli planlamalarla çözüme kavuşturulabilir.  Kişi başına düşen araç sayısının fazlalığı, alt yapı planlamalarının bunun gerisinden geldiğini bildiğimiz için kısa vadede trafiğe çözüm bulunacağını sanmıyorum.

Bir diğer üçüncü sorunda İstanbul’da ki limanların bu tarafa kaydırılacağını öğrenmiş bulunuyorum. Buda Körfez’de ki trafiği daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir. Ben ilk olarak Tüpraş kavşağının bitirilmesini istiyorum.

Tüpraş kavşağı ile ilgili ne yapılacak? Atıl durumda kullanılmayan bağlantılar var, onlar ne olacak?

Ödenek yetersizliği deniliyor ama tam olarak bilmiyorum. Kimisi de yanlış projelendirme diyor.

Viyadük konusunda ne düşünüyorsunuz?

VİYADÜK BİR AN EVVEL YIKILMALI
Viyadüğün bir an evvel yıkılması konusunda kamuoyu kanaati var. Bir an evvel yıkılarak Tütünçiftlik meydanının açılması, görüntü kirliliğinin bir an evvel sona erdirilmesi lazım. Viyadük trafiği de içinden çıkılmaz hale getiriyor. Uygun bir planlamayla Tuğrul caddesi’nde ki trafikte rahatlatılabilir.

Kaymakamlık binasının ulaşım sıkıntısı var. Kaymakamlık binası siz ce uygun yerde mi?

Hükümet Konağı Tütünçiftlik merkeze yapılmalı, gerçi devlet buraya ciddi bir yatırım yapmış ama burasıda bir alış veriş yeri olarak finanse edilebilir. Yarımca’nın gelecekte limanlarla kıskaca alınacağı gözüküyor. Hükümet Konağı Tütünçiftlik’te ki deprem anıtının oraya çok katlı olarak yapılabilir. Bunun üst makamlar, politikacılar tarafından değerlendirilmesi lazım.

Yarımca gözden çıkarılıyor mu acaba?

Hayır. Nasıl Hereke Körfez Belediyesi’ne bağlanmakla gözden çıkarılmış olduğu düşünülemezse, Yarımca’da illaki gözden çıkarılıyor diye düşünülemez. Yerleşim yeri olarak tarihi ismi yaşatılabilir. Ama buranın bütün ekonomik ve ticaret merkezi Tütünçiftlik’tir.

Limanlar konusunda bir takım iş adamlarıyla görüştünüz. İşadamları size Yarımca’da yer sıkıntısı çektikleri ve genişlemek istedikleri yönünde fikir beyan ettiler mi?

 VATANDAŞIN TUZAĞINA DÜŞMEYİZ
Bize bir talep intikal etmedi ama Atalar Mahallesi’nde ki vatandaşların yoğun şikayetleri oldu. Biz araya girmedik ama şunu önerdik. Evyap başka yerlerde toplu konut yaparak oradakilere evleri karşılığında kat vermesini fikir jimnastiği olarak söyledim. Kesinlikle liman yönetimiyle, firmayla vatandaş arasındaki sorunda hakemlik yapmamız söz konusu değil. Çünkü kişisel rıza olması lazım. Ve dolayısıyla biz bu konuda kesin yetkili değiliz, karışmayız, vatandaşın tuzağına düşmeyiz yani.

Liman konusunda Aziz Yıldırım’ın size yaptığı bir ziyaret oldu. Bu ziyaret sırasında basına yansıyan Yıldırım’ın sizin karşınızda ki oturuş şekli konusunda ne düşünüyorsunuz?

GÜÇ BİZDE HAVASI VERİRLER
Benim kişisel kanaatim şu, Aziz Yıldırım bir kamu görevlisi olmadığı için bizim yanımızda rahat oturması beni rahatsız etmedi. Bunlar tamamen kamuoyundaki yorumlardır. Kamuoyundaki yorumlarda kişileri bağlar. Bu kişiler bu eleştirilere önem veriyorlarsa ona göre davranırlar, önem vermiyorlarsa istedikleri gibi otururlar. Yani bu sadece Aziz Yıldırım için değil çoğu politikacılar geliyor, bizim yanımızda özellikle şey otururlar ki yani güç bizde havası vermek için özellikle bunu yaparlar. Ama ben çok fazla önemsemiyorum.


Körfez’ ilk geldiğinizde sivil toplum örgütleri açısından nasıl bir tablo çıkarttınız?

Körfez’de homojen bir yapı yok. Çok kozmopolit bir yapı var. Ve bunun hemşerilik dernekleri tarafından da bir kardeşlik çerçevesinde yürütüldüğünden de memnuniyet duyuyorum. Burada o başarı sağlanmış.

Hemşeri derneklerini çok önemsiyorsunuz. Bunun sebebi nedir?

Onlar bana göre kendi hemşerilerini koltuğunun altında tutarak çok önemli bir sigorta görevi görüyorlar.

Hemşehri derneklerinin etkinliklerine katıldığınız ama bazı derneklere uzak durduğunuz söyleniyor. Bunun sebebi nedir?

Mesela hangi dernekler?

ADD, ÇYDD gibi derneklere.

 POLEMİĞE FAZLA GİRMEK İSTEMEYİZ
Bu güzel soru oldu. Kıyısından, köşesinden de olsa politik mesajlar veren cemiyetlere mümkün olduğu kadar katılmamaya çalışıyorum. Bu birazda bizim yapmamız gereken bir durumdur. Bazen politikacılar geliyor ister istemez, bizi de bulaştırmaya çalışıyor. “Ya kardeşim bu sizin aranızda ki politik kavga, bizim işimiz değil, ne haliniz varsa görün” biz polemiğe fazla girmek istemeyiz. O açıdan doğrudur, mümkün mertebe o tür oluşumlardan uzak duruyoruz. Yoksa yıpranırız. Dolayısıyla en son ÇYDD’nin paneline az katılım olduğunu gazetede gördüm. Mesela oda üzücü bir durum. Panelin zamanlamasını yanlış görüyorum. Bir kere kış mevsiminde karda kışta kıyamette böyle bir panelin düzenlenmesi yerine daha sıcak bir zamanda olabilirdi. Birde o panele bana davetiye gelmedi.

Nasıl olur, davet edilmediniz mi?

Davetiye gelmedi. Gelseydi belki katılmayı düşünürdük. Katılımcıları dinleyebilirdik. Bu arada Hereke’nin, Kirazlıyalı’nın belediye statülerinin kaldırılması politik konularla iç içe olan konulardır. O konulardan mecburen uzak durmak zorundayız.

ÇYDD panelinde katılımın az olduğunu okuduğunuzu söylediniz. Peki sizce panele gidemeyenler için katılımın azlığından ziyade orada konuşulanların kamuoyuna aktarılması daha doğru bir anlayış değil midir?

Tabii katılıyorum. Panelde konuşulan mesajların aktarılması çok daha doğrudur. Konuşmacı çok önemli bir şey söyleyebilir. Basınında panele kimsenin katılmadığını değil de, buradaki mesajları kamuoyuna aktarmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.

Sizce Körfez’de Organize sanayi Bölgesi olmalımıdır? Körfez Belediye Başkanı Pehlivan istemediğini söylemişti.

 BELEDİYELER YASASI ÇOK GEÇ KALDI
Bana göre olması lazım. Bu kişisel bir temenni değil, ben olaylara teknik olarak bakıyorum. Teknik olarak olması gerekiyorsa olsun, yoksa benim şahsi görüşüm şudur demek çok doğru değil. Ülkemizde 1960-1961 yılında kurulan Devlet Planlama Teşkilatı maalesef bu konuyu iyi değerlendiremedi. Uzun vadeli planlar yapılamadı. Mesela yerleşik alan nedir? Bunun bir planlamasının yapılması lazım. Yani buraya sanayi yapılacaksa, burası yerleşime kesinlikle açılmamalıydı. Körfez’de yerleşim yerinde sanayinin olmaması lazımdı. Zamanında bunlara ciddi bir yasak getirilmeliydi. Yani bu en son yapılan belediyeler yasasında bile çok geç kalındığını düşünüyorum. Yani küçük belediyelere de, büyük belediyeler gibi aynı yetkinin tanınması işte arazi yağmasının, çarpık yapılaşmanın sebebidir. Küçük belediyeler gelir elde etmek için ruhsatlar verdi, ondan sonra bugünkü duruma geldik.

Kirazlıyalı ve Hereke’nin Körfez’e bağlanmasını uygun buldunuz mu?

Bunun bir takım ilkelerle yapılmasının doğru olacağını düşünüyorum. İlkelerle, genel bir takım kriterler konur. O kriterlere uygun yerler bir araya getirilir diye düşünüyorum. O konular biraz teknik konular.

Siz sık sık geziyorsunuz. Köylerle Körfez’in bağlantıları nasıl? Köyler yeterince hizmet alabiliyor mu?

Benim şahsi kanaatime göre görev yaptığım diğer yerlere göre burada köylere çok daha büyük yatırımlar yapılıyor. Buradaki köyler büyük ölçüde boşalmış köyler. Ben Anadolu ile kıyaslarsak onların her türlü ihtiyaçlarının karşılandığını düşünüyorum.

Sosyal Yardımlaşma Vakfı vatandaşa her türlü yardımları yapabiliyor mu? Yoksa eksiklikleri var mı?

Körfez Sosyal Yardımlaşma Vakfı’na gelen para az. Neden az? Tüpraş dolayısıyla  Körfez zengin bir yer olarak görülüyor yani kişi başına düşen  gelir yüksek bir yer olarak planlandığı için bize gelen para az ama az olan bu paraya rağmen çok ciddi adımlar attık. Bunların başında vakıf mutevelli heyetini çalıştırmaya başladık. Son aylarda bizzat yardım yapılacak vatandaşla görüşme zorunluluğu getirdik. Heyetteki arkadaşlar bizzat vatandaşı dinleyerek yardım yapıyor. Dosyaları sürekli güncelliyoruz, elden geçiriyoruz, eliyoruz. Bunları muhtarlarla koordineli olarak yapıyoruz. Eskiden muhtaç olupta muhtaçlığı gitmiş olanları güncelliyoruz.

Ne yardımı yapıyorsunuz?

Genelde para yardımı yapıyoruz.

Belli bir miktar mı? Ailede ki kişi sayısına göre mi?

Orada çok net olmasa da belli bir kriterimiz var. En son vakıftan bir yazı çıkarttık yardımların 3 ayda bir yapılması yönünde.

Mütevelli heyetinde her sene aynı derneklerin yer aldığı eleştirileri var. Seçimle olması gerekirken atama yapılıyor deniliyor. Bu doğru mudur?

İlgili yardım dernekleri seçimle girdiler.

Örneğin Yardım Sevenler Derneği her sene giriyormuş heyete, doğru mudur?

Tabii. Ama Körfez’de başka da bu işi üstlenen kimse yok. Faika hanımın bize büyük ölçüde katkısı var.

 Peki Gün Işığı, Ay Işığı tarzı dernekler var mı bu heyette?

Onlar kendi aralarında toplanıyorlar, sadece konusu yardım olan dernekler ve Faika Hanımı seçiyorlar.

Kaç tane bu tarz dernek var?

Tam sayısını bilmiyorum.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan yoğun kar yağışı neticesinde sizce Körfez nasıl bir sınav verdi?

BELEDİYE GAFİL AVLANDI
Burası kar ortamına yabancı olduğu için, kar görmemiş insanlar yadırgayabilirler. Ama bana göre görüntü normaldi. Belediyenin o konudaki gafil avlanmasını çok da büyütmemek lazım ama siyasi eleştiriler de olacak tabi.

Size yoğun kar yağışı esnasında şikayetler geldi mi?

Yok gelmedi, ben prensip olarak o tür şeylere kapı açmadığım için gelmedi.  Belediye görevini yapıyor mu yapmıyor mu takdir mercii değiliz.

O gün İlimtepe’de kargaşa yaşandığı söylendi. Siz bazı birimlerden bilgi aldınız mı?

O konuda bana bir şikayet intikal etmedi. Burada da sık sık elektrikler kesildi. Yani işi takip eden birimler vardır. Tedaş ve  diğerleri koordineli olarak çalışırlar.

Siz geldikten sonra daire müdürleri arasındaki diyalog nasıl oldu?

Daire müdürleri arasındaki ilişkiyi daha sıkı yapmaya çalışıyoruz. 15 günde bir toplanılıp her daire müdürü bir ikramda bulunuyor. Böylece aralarındaki samimiyetin artmasını sağladık.

Sizden önceki Kaymakamın sert bir mizacı vardı. Aksine siz insanlarla daha yakın diyalog kuran bir tarz takip ediyorsunuz. Sizin tarzınıza alışıla bilindi mi?

 Ben bu geçiş dönemini çalışanlara izah ettim. Bir tür davranışların olumlu tarafları da olumsuz tarafları da vardır. Benden evvelki Kaymakamı yorumlamak bana düşmez. Bizden yaş olarak büyük bir meslektaşımızdır, ağabeyimizdir.  Ve o şekilde hitap ederiz. Onun kendince davranışlarının pozitif tarafı da vardır. Burada çok önemli artıları olan biridir. Prefabriklerin yıkılması, hükümet konağına jeneratör bağlantısı yapılması  bunları çoğu bilmez. Memurlara yemek verilmesi olayı Ruhi beyin yaptığı birkaç pozitif konudur. Yani fazla vatandaşla görüşmemesi onun tarzıdır. Değerlendirmek bize düşmez. Tam tersine bazen yumuşak davranmanın da zararı oluyor.

Siz hiç bunun zararını gördünüz mü?

Ben gördüm. Bunlar genellikle memurlar tarafından suiistimal edile biliniyor. Ruhi beyin başarılı yanları, eleştirilen yanları vardır. Ama yarın diyelim ben buradan ayrıldıktan sonra benimde muhtemelen bazı yönlerim eleştirilecektir, değil mi? Bu çok doğaldır.

Milli eğitimle ilgili basında çok haber yer alıyor. Körfez EML, bir ilköğretim okulunda ki dayak olayı gibi, gerçi sonradan kamuoyuna bunların gerçek olmadığı yansıdı ama siz bu haberlerle ilgili inceleme veya araştırma yaptırıyor musunuz?

Körfez ilçesi büyük bir ilçe olduğu için burada çok geniş bir milli eğitim camiası var. Ve burada bu tip şeyleri de doğal olarak görüyorum. Burası kozmopolitik bir yer olduğu için burada daha farklı problemler olması normaldir. O açıdan ben milli eğitimi başarılı buluyorum. Bu tür değerlendirmeler kişiden kişiye değişir. Başkası da benim başarılı dediğimi başarısız bulabilir.

Son olarak Körfez halkına mesajınız var mı?

Sorunları hepimiz biliyoruz. Vatandaşın Türkiye’de ki devletin örgütlenmesinde katılımı yeterli değil. Yani ne kadar söylense de  katılımcı bir yönetim sistemimiz yok. Vatandaştan kopuk bir yönetim anlayışımız var.

Çok teşekkür ederim Sayın Kaymakamım.

Bu imkanı verdiğiniz için ben teşekkür ederim.

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler

Atık su arıtımı ile karbon salınımını azaltılıyor

Güncel

Atık su arıtımı ile karbon salınımını azaltılıyor

Atık su arıtımı ile karbon salınımını azaltılıyor

Körfez'de Gaziler Günü kutlandı

Güncel

Körfez'de Gaziler Günü kutlandı

Körfez'de Gaziler Günü kutlandı

Yeni idareciler birer birer istifa ediyor.

Eğitim

Yeni idareciler birer birer istifa ediyor.

Yeni idareciler birer birer istifa ediyor.

CHP’nin Körfez delegeleri belirlendi

Siyaset

CHP’nin Körfez delegeleri belirlendi

CHP’nin Körfez delegeleri belirlendi

5 yaşındaki çocuğun boynunu kestiler

Güncel

5 yaşındaki çocuğun boynunu kestiler

5 yaşındaki çocuğun boynunu kestiler

Duyar: 81 vilayet ne ise Kerkük’de bizim için odur

Siyaset

Duyar: 81 vilayet ne ise Kerkük’de bizim için odur

Duyar: 81 vilayet ne ise Kerkük’de bizim için odur

Gölkay'da Wakeboard Final Heyecanı

Spor

Gölkay'da Wakeboard Final Heyecanı

Gölkay'da Wakeboard Final Heyecanı

Kandıra’ya mavi yol

Güncel

Kandıra’ya mavi yol

Kandıra’ya mavi yol

“Atatürk’süz Eğitim Programına Hayır!”

Güncel

“Atatürk’süz Eğitim Programına Hayır!”

“Atatürk’süz Eğitim Programına Hayır!”

Kaymakam Yılmaz, Başhekim Güneş’i ziyaret etti

Güncel

Kaymakam Yılmaz, Başhekim Güneş’i ziyaret etti

Kaymakam Yılmaz, Başhekim Güneş’i ziyaret etti

 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız