ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Anket

Suriyeli göçmenlere sizce Türk Vatandaşlığı verilsin mi?
  • Hayır
  • Evet
  • Kararsızım
27 Mart 2008 Perşembe Saat: 00:00

RÖPORTAJ: Miktad Özpınardan KTO ile ilgili çok çarpıcı açıklamalar

Körfezin eski siyasetçilerinden ve tanınmış işadamlarından Özpınar Benzin İstasyonunun sahibi Miktad Özpınar, bu güne kadar basına yansımayan Körfez Ticaret Odası içinde ki rahatsızlıkları anlattı. Öz


 Körfez'in eski siyasetçilerinden ve tanınmış işadamlarından Özpınar Benzin İstasyonu'nun sahibi Miktad Özpınar, bu güne kadar basına yansımayan Körfez Ticaret Odası içinde ki rahatsızlıkları anlattı. Özellikle KTO Başkanı Mustafa Efe'nin yanlışlarına değinen ve yönetim kurulunda kesinlikle demokratik bir ortam hiç yaşamadık diyen, tartışma zemini hiç bir zaman bulamadık diyen Özpınar'ın röportajını zevkle okuyacağınızı ve Körfez Ticaret Odası'nın bilinmeyen yanlarını öğreneceğinizi umuyorum. Körfez iş dünyasında deprem etkisi yapacağını düşündüğüm bu röportaj çok konuşulacaktır.

Miktad Özpınar kimdir?

1958 Sivas Gürun doğumluyum. 1968’de Kocaeli’ye göç ettik. Tamircilik yaptım. 1973 yılında da Derince’de tamirhane açtık. 1985 yılında Özpınar Petrolü kurduk. 3 tane şirketim var. 12 Eylül öncesi ülkü ocaklarında bulundum. 1983 yılında ANAP’ın Körfez’de ki kurucu üyelerindenim. 1994’e kadar ANAP içinde yer aldım. 1999’a kadar aktif siyaseti bıraktım ama 1999’da ANAP’ın ilçe teşkilatını kurdum ve 4 yıl başkanlığını yaptım. O dönem de söylediğim gibi her zaman insanların dinine, diline, ırkına, mezhebine, siyasi görüşüne bakmaksızın hizmet etmişimdir.

 İlçe başkanlığını neden bıraktınız?

Ben Ali Talip Özdemir ile ANAP’ın merkeze oturacağını biliyordum. Ona yakındım ve genel başkan olması içinde uğraştım. Olağanüstü kurulda genel başkan oldu ama 2004 te yerel seçimlere giderken ANAP genel merkezinde bazı ayak oyunları oldu. Nesrin NAs hanımefendi genel başkan adayı olarak sunuldu. Nas sipariş bir başkan adayıydı ben de o gün kararımı verdim ve ilçe başkanlığını bıraktım.

Körfez’de ki bürokrat kesimle diyaloglarınızın sağlam olmasını neye borçlusunuz?
 
Ben hiçbir zaman bir bürokrata, bir devlet adamına yanlış bir iş için gitmedim. Ne vatandaşın ne de kendim için her zaman doğrular için giderim. Doğruları anlatırım birinci sebep bu, ikincisi de yapı olarak kişilerle diyalog kurmayı seven bir insanım. Ne bölgesel ne de siyaseten bütün inanlarla problemim yoktur.

Tarikatlar, dergahlar var. Körfez’de de yıllardır olan bir Alimoğlu grubu var. Sizin böyle gruplarla bağınız var mı?

Ben nerde topluluk vardır, nerde sohbet vardır, bunun adına tarikat dersiniz, insan topluluğu dersiniz, bunun adına sohbet dersiniz, oraya hiç çekinmeden kapıyı çalar giderim. Hangi taraftan olursa olsun hiç fark etmez.

Mensubu olduğunuz bir yer yok mu?

Hayır, kesinlikle yok.

Körfez’de organize sanayi bölgesi olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tamamen yanlış bir kelime, otuza yakın dolum tesisi alt ve üst yapısını tamamlamış. Buradaki asıl amaç OSB’yi kurduralım, kendi içimizde işlerimizi halledelim, belediye ile yollarımızı ayıralım. Zaten OSB kurulması da mümkün gözükmüyor.

Sizce Körfez Belediyesi nasıl çalışıyor?

İyi belediye. Ben siyasi mastırımı Muzaffer Baştopçu üzerinde yaptım. O’nun siyasi  manevralarından, değerlendirmelerinden çok şey öğrendim.

 Yunus Pehlivan’ı başarılı mı, hatalı mı buluyorsunuz?

Kişisel olarak beyefendi bir insan. Yani teşekkür etmeyi de, özür dilemeyi de biliyor.

Sizce Körfez’e hizmet ediyor mu?

Körfez’e hizmet çok zor, kolay bir sanat değil. Bir avuç yer ama bu büyük sanayi kuruluşlarının katma değerini körfez’e yansıtmak bir birikim meselesi. Pehlivan bunu 3-4 yılda yapsın dersek kendimizi yanıltırız. Tek başına iktidarın başkanı olması şansı diyorum.

Başkanın yaptığı en büyük iş nedir sizce?

İlimtepe’de ki meseleyi bitirmesi büyük mesele. Oradaki güven zedelenmesini yok etti.
Başkan genel olarak başarılı. Ak Parti Pehlivan’a yeniden şans verirse Körfez’e hizmet daha iyi olabilir. Bizim KTO olarak katkımız olması gerekirken maalesef söylemlerimizden dolayı zararımız oldu.

Sizi KTO seçimlerine 1,5 yıl varken aday olmaya iten nedir?

Ben KTO yönetimine bazı şeyleri düzeltmek için girdim. Bugün başkan olan arkadaş aday değildi. Benim komitecilik yanım vardır. O gün Efe’nin ilk başkan olmasını isteyenlerden biriyim. Aman Efe başkan olsunda yanında yer alayım diye değil, bir vizyon değişikliğine ihtiyacımız vardı. 1200 üyenin belki 900 tanesini tanırım. 2005 seçimlerinde Efe’ye şunu dedim; “Ben ilçe başkanlığını bıraktım, bunun kıymetini bil” dedim. Ben siyasetin ne demek olduğunu, liderin kim olduğunu çok iyi bilen bir adamım. Seçim oldu biz kazandık. 2005 seçimlerinde önceki dönem hataların yapılmamasını taahhüt ettik ama yönetim oluştu kısa bir süre geçmeden geriye döndük. Hatta bir toplantıda şunu söyledim; “Başkanım sen bizim başkanımızsın ama bu 8 kişide başkanlık yapabilecek kabiliyette insanlar.” İşin gerçeği uyumlu güzel bir yönetim olsaydı, hizmet bakımından güzel şeyler olsaydı tabiiki bizde çıkıp adayız demezdik. Ama ben bu boşluğu gördüm. Çünkü ben 2005 yılında insanlara söz verdim, Körfez’e güzel hizmet gelecek diye. Bizzat bu işin lokomotifi oldum. O sözümü de yerine getiremediğim için 3 yıl sonra ortaya yüreğimi, bileğimi koydum dedim ki  “Ben adayım kardeşim”

 Üretken bir yönetim değil miydi?

Herkesin kendine göre bir üretken tarafı vardır. Herkes kendine göre bir şeyde başarılıdır. Ama o gün o yönetimi daha farklı şekillendirme imkanı vardı. Biz ekip olarak yönetime gelmişiz, bunun gereği oturup beraber istişare edip yönetimi oluşturmaktı. Biz o yönetimi kurarken istişare etmedik. Hatta değer verdiğim bir büyüğüm Efe’yi 3 kere arıyor, “Bir araya gelelim yönetimi yapalım” diyor, ama Efe, “ben yönetimi yaptım” diyor. Baştan olmuyor, geriye dönmek bu demek işte. Yani sen bugün Ahmet Önal, Miktad Özpınar, Hakkı Özkan, Ali Rıza Aydın, Recep Öztürk, Arif Kızılkaya yani 32 kişiyle yola çıkmışsın ama bu kişilerle bir araya gelerek yönetim oluşturmamışsın. Yönetim oluşurken belki 2-3 kişinin haberi var ama gerisinin haberi yok, böyle bir şey olmaz, böyle bir mantık var mı?

Siz yönetime girerken bunları konuştunuz mu?

Ben oraya bileğimin hakkıyla geldim. Sıkıyorsa almayaydı bakayım. Başkaları girmezdi ama ben girerdim oraya. O gün bana liste çıkar dediler. Ben şerefsiz bir adam değilim, olmaz dedim. Biz Mustafa efe’ye söz verdik dedim. O günkü kargaşada koltuk sevdalısı bir gerizekalı olsaydım, o gün hemen gelin liste yapalım derdim. Kesinlikle böyle bir şeye yeltenmedim. Yapmam zaten ahlaksızlık olurdu. Netice de iddia ediyorum, o listede ben olurdum başkaları olmazdı. Yalnız kendi grubumla değil bütün arkadaşlarımla ekip olarak geldim ben oraya.  Oturup adam gibi ekibinle konuşmazsan divanı toplamazsan böyle kargaşa çıkar.

Ticaret odası üyeye ne verdi veya veremedi? Oda 3 yılda aşırı siyasetçi trafiğine uğradı. Sizce neleri yanlış yaptı?

Bir yeri yöneteceğim diyorsan eleştiriye açık olman lazım. Yönetimin icra komitesi eleştiriye açık değildi. Bunu kişiler bazında da söylerim, ispat da ederim. Eleştiriye açık olmayan bir icra kadrosuyla nereye gelebilirsin. Bir fikrin var yansıtmak istiyorsun belki yanlış da olabilir ama önemli olan ikna edilmek. Biz tartışma zemini bulmalıydık. Yoksa yönetim kurulu olarak neden toplanıyoruz ki?

Genelde yönetimlerde çoğunluk elde etme çabaları olur, KTO yönetimi de böylemiydi?

İsteseydik biz o yönetimde çoğunluğu elde ederdik. Cüretkar bir kelime ama iddia ediyorum. Biz böyle bir şeye tenezzül etmedik. Benim insanları ikna etme kabiliyetim var, Allaha Şükür laf olsun diye söylemiyorum.

 İstifalar neden yaşandı?

Bir arkadaşım odaya çok güzel katma değer verirken istifa etti. Çıktı başkan dedi ki, “Hiçbir problem yoktu” Adam istifa ediyor gidiyor, başkan hiçbir sorun yoktu diyor. Böyle bir mantık var mı? Önce aynaya bakacaksın, niye gitti bu arkadaşımız diye.

Yönetimde bu konular tartışılmaz mıydı?

Yönetim Kurulunda biz bir heyecan fırtınası estirdik. Sonradan bu heyecan fırtınası tepkilere dönüşmeye başladı. Örneğin yönetime geldiğimizin 1. ayında Yunus Pehlivan’ın odasında yaklaşık 25 kişiyiz. İl Başkanı Fikri Işık’ta var. Işık hepimize hitaben Karayolları Bölge Müdürünü getirdiğini ve projelerini anlatacağını söyledi. Müdür, “ Çiftlik merkezdeki viyadükün yanına ikizini yapıp kenarlarını kapatacağız, ortadan tünel geçiş yapacağız dedi. Bir anda beynim döndü. İl Başkanına “Böyle bir hata yaparsanız, Körfez halkı sizi affetmez” dedim. Yanımda oturan KTO başkan yardımcısı “Sen ne anlarsın bundan ya” dedi. Sonradan yönetim kurulunda başkan tarafından bu konu açılması gerekirken, kim kimden özür dilemesi gerekiyorsa dilemeliydi ama bu yapılmadı. Orada Pehlivan olayı kavradı ve “Bir dakika siz ne yapıyorsunuz?” dedi. Bunları neden söyledim yönetim ve birlik felsefesinin nerelere gittiğinin anlaşılması için söyledim.

Kırılma noktası bu olay mıydı?

Kırılma noktası çok var.

 Bu güne kadar neler yapılmadı?

Benim en çok zoruma gidende Ankara’ya bayındırlık bakanını ziyarete gidileceği zaman KTO olarak gidilmesini yanlış buldum. Arakadaşlara şunu söyledim; “Körfez’in sorunları masaya yatırılacak, ne olursunuz biz Körfez’in akıllı insanlarıyız, gelin Körfez’de bizim önümüze düşebilecek, seversiniz, sevmezsiniz, Belediye başkanı, ilçe başkanı var, Ak Parti’nin orada sözü geçecek insanları var, yoksa bu olay ters teper” dedim. Ve sonuçta gittiler, o gün beni neden dinlemediler, ben bir fikir veriyordum. Sonuçta gittiler anlattılar ama tersinin olduğunu biliyorum. Bir liderin istihbaratının çok iyi olması lazım, benim istihbaratım iyi çalışır. Oraya gitmenin çok büyük tepki yaptığını biliyorum, bunu ispatta ederim. Biz Ak Parti’nin ileri gelenlerini kullanmasını bilemedik.

KTO insanları neden kullansın ki?

O zaman kalkıp da Körfez’in şu sorunu var, bu sorunu var demeyeceksin.

Şu anda söylediklerinizi Mecliste söyleseniz yer yerinden oynardı. Neden mecliste konuşmadınız?

Bu eleştirilerimi ben yönetim kurulunda yaptım.

KTO’da demokratik bir ortam olmadı, tartışma zemini yaratılmadı diyorsunuz, peki bunu değiştirmeye çalışmadınız mı?

Ben istesem tartışma zeminini her türlü kendimde bulurdum. Ben siyaset yapmış bir adamım ama ortalığı karıştırmamak için sessiz kaldım. Sonuçta demokratik bir ortam hakikaten bulamadık.

 Bunca sıkıntıdan sonra ben çok farklı bir başkan adayıyım diyorsunuz. Ne gibi projeleriniz var?

Aynen öyle söylüyorum. Meclisin, üretimin saatlerce sürmesi lazım, herkesin söz hakkı sonuna kadar olması lazım. Ortaya bir çok fikir çıkar, insanlar hangisi doğruysa ona sahip çıkar. Ekip olarak seçimi kazanırsam arkadaşlarımla oturacam, ağabeylerim, benden büyükler var, beraber olarak konuşacaz, hepimizin kabul edeceği, hazmedeceği bir liste çıkaracağız. Bu bana göre çok önemli. Eğer bunu baştan yapabilseydik hiçbir problem olmazdı. 32 kişilik mecliste yapılan listeden haberimiz olmadı. Eğer tartışarak listeyi yapsaydık herkesin söz hakkı olurdu. Komite seçimlerinden sonra belki bir iki gün tartışacağız, en iyiyi bulacağız. Yönetime, meclis listesine hepimiz karar vereceğiz. Burada meclis başkanı, yönetim kurulu başkanı ve üyeleri aynı söze sahiptir, ortak yetkiye sahiptir.

Neden 1 yıl öncesinden aday olarak çıktınız?

Bunu kendimi övmek için söylemiyorum ama yola büyük bir enerjiyle çıktım. İnanıyorum ki komite listelerindeki üyelere ulaştığım zaman, yapacağım, işi vereceğim hizmeti hem Körfez’in yerel bazında hem de 1200 üyemiz bazında herkese anlatacağım. Hepsine çok hizmet götüreceğim. Bunları saymakla bitmez. Çünkü lider olan bir insanım. Benim 1. şartım şudur; Oraya hizmet için oturuyorsan üyesine, beldesine, yöresine hizmet edeceksin. Ama sen kendi vizyonunu göstermek için orada oturuyorsan bu iş olmaz. Önemli olan koltuğu ekibinle beraber, yönetiminle beraber doldurup, hizmet için geldim demektir. Hizmet için geldiğinde de 1200 üye var bunların problemlerine koşacak ve çözeceksin, çözemediğin zamanda adam gibi dönüp diyeceksin ki; “Ben burada tıkandım, senin problemini çözemiyorum” diyeceksin. Benim hizmet anlayışım bu. Seçildiğim zaman iddia ediyorum ki meclisimle beraber bugünkü, o günkü kim yöneticiyse, belediyeyle uyum içinde çalışacağım. Çünkü belediyenin her yaptığı katma değer, Körfez esnafına yansır. Biz bunları harekete geçireceğiz. Ve inanıyorum ki en iyi hizmeti yapacağım. Netice de “ben yaparım” “ben ettiririm” değil, “beraber yaparız” felsefesiyle yürüyeceğim için çok şey yapacağız.

İleride tekrardan siyaset yapmayı düşünüyor musunuz?

2004’ten beri siyasi nadastayım. Nadasta olamaya da devam edeceğim. Ama ileriki günler, yıllar ne getirir, ne götürür bilemem. Ben bugün için KTO’yu ağabeylerimle, kardeşlerimle yönetmek için varım diyorum.

 KTO’nun siyasetle çok iç içe olduğu eleştirilerine yanıtınız ne olacak?

Bizim 1200 üyemiz değişik siyasi fikirlere sahip insanlar. Orada oturduğumuz zaman bütün siyasi partilerin görüşüne, vizyonuna açık olmamız lazım. Hangisinin söylemi, verdiği fikirler Körfez’in hizmetine yarayışlıysa onu kamuoyuyla paylaşıp, kamuoyuna gitmek mecburiyetimiz var. Çünkü Körfez’in katma değeri bizlerin katma değeridir. Ben şu siyasi partinin ahbap çavuşuyum, öbürkünün yakınıyım felsefesi yanlış. Bizim bütün siyasi partilere eşit durmamız lazım. 1200 üyemizin hepsi bilgi birikime sahip şirket sahibi insanlar, üretmeyi bilen insanlar dolayısıyla baktıkları zaman odanın nasıl yönetildiğini bizlerden daha iyi analiz ediyorlar. Çünkü insan fıtratında  dışardan baktığın zaman daha iyi analiz edebilirsin. Üyeler bizi gözlüyorlar.

Körfez’in liman kenti olma yolundaki gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Liman kenti olma çalışmaları kaçınılmaz. Buna demagoji yapmaya hiç gerek yok. Liman kenti olacaksa buranın katma değerinden buranın esnafı yararlanmalıdır. 10-15 yıl sonra Yarımca’nın altı tamamen lojistikleşmeye gidecek. Tüpraş kurulduğunda burada nüfus yoktu. Zamanla buranın planlamasını iyi yapabilseydik, iskanı yukarılara yapabilseydik daha mükemmel bir Körfez ortaya çıkardı. İskan İlimtepe’de olurdu. Bu Şirin’in hayaliydi başaramadı, Muzaffer Baştopçu halledemedi, Erhan Yenilmez bir atılım yaptı, Yunus Pehlivan’da ileriye dönük oluşumunu sağlayacak gibi görüyorum.

TOKİ Konutları Körfez esnafına artımı getirir, yoksa olumsuzluk mu katar?

Körfez ekonomisine enerji katacağını sanmıyorum ama Körfez’in iskanına enerji katacak. İskan sağasının açılmasına iskan vizyonunun yükselmesine faydası olacak.

Körfez’de akaryakıtçılık kötü bir sicile sahip. Sizce bunun nedeni nedir?

85 yılından beri istasyon sahibiyim. O zamandan beri hiçbir gün bir müşterimiz gelip de, “Sizden akaryakıt aldım, mamül bozuk çıktı” demedi Allaha Şükür. Kendimize adamız diyorsak olmaması lazım. Ama Körfez’de bu sıkıntılar yaşandı ne yazık ki. Ama artık bitmek üzere.

 İşyerinizin D-100’den girişi olmaması sorun olmuyor mu?

Benim işyerim akaryakıt istasyonu için Marmara Bölgesi’nde en sağlıklı iş yeri. Dibinde bina yok. Bir adanın içindeyim yani. Netice de TSE’ye göre mükemmel bir istasyon. Ben D-100 girişini alırdım ama bu yollar daha bitmedi. Duble yol çalışması tamamlanmadı. Bittiği zaman E-5 transite dönecek, o zaman D-100’e gerek kalmayacak. Herkes Özpınar’dan bilerek gelir akaryakıt alır. Övünmek için söylemiyorum ama ben başkaları gibi E-5’in ortasına istasyonunu yapacak bir adam değilim.

Son olarak ne gibi mesajlarınız var.

KTO’yu yönetmek nasip olursa Körfez’in çok şeyi değişecek. Körfez’de insanlar demokrasinin ne demek olduğunu görecekler. Çok sevdiğim güzel insanlar koltuk hırsımın olmadığını, koltuk hırsının yanlış olduğunu görecekler. Ben şunu açık açık ve vurgulayarak söylüyorum; Ben koltuk hırsı için oraya gelmiyorum, Cenab-ı Allah bana nasip ederse Körfez Ticaret Odası’nın nasıl yönetileceğini herkese göstereceğim. Kimse koltuk hırsına kapılmasın. İnsanlar sorunlarını konuşa konuşa hallederler. Ben yaptım oldu meselesi yanlıştır. Ben bölgesine, cinsine, mezhebine, ırkına, siyasi görüşüne bakmaksızın herkese aynı mesafede olacağım. Kesinlikle üyenin problemi olduğu zaman yanında olacağım. Doğrularının yanında olacağım. Üyemin yanlışı varsa yanlışın yanında olmam. Yapabileceğim, çözebileceğim sorunu sonuna kadar takip edeceğim. Çözemediğim zamanda arkadaş burada tıkandım diyerek  açık açık söyleyeceğim.

Teşekkürler.

Bu imkanı tanıdığınız için ben  teşekkür ederim.

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler

Derince’de Prematüre Günü kutlandı

Sağlık

Derince’de Prematüre Günü kutlandı

Derince’de Prematüre Günü kutlandı

Eğitim İş şube yönetimi Vali Aksoy’u ziyaret etti

Güncel

Eğitim İş şube yönetimi Vali Aksoy’u ziyaret etti

Eğitim İş şube yönetimi Vali Aksoy’u ziyaret etti

"Eğitimde Paran Kadar Spor Yap Dönemi

Eğitim

"Eğitimde Paran Kadar Spor Yap Dönemi

"Eğitimde Paran Kadar Spor Yap Dönemi

Özel Körfez Marmara’dan Beslenme Eğitimi!

Güncel

Özel Körfez Marmara’dan Beslenme Eğitimi!

Özel Körfez Marmara’dan Beslenme Eğitimi!

Eğitim İş, rehberlik düzenlemesini yargıya taşıdı

Eğitim

Eğitim İş, rehberlik düzenlemesini yargıya taşıdı

Eğitim İş, rehberlik düzenlemesini yargıya taşıdı

“80’lerin eğitimine geri döndük”

Güncel

“80’lerin eğitimine geri döndük”

“80’lerin eğitimine geri döndük”

KOTO’dan ‘madde bağımlılığı’yla mücadele için özel çalışma

Sağlık

KOTO’dan ‘madde bağımlılığı’yla mücadele için özel çalışma

KOTO’dan ‘madde bağımlılığı’yla mücadele için özel çalışma

Büyük liselerin efsane müdürü İzmit'te...

Eğitim

Büyük liselerin efsane müdürü İzmit'te...

Büyük liselerin efsane müdürü İzmit'te...

Emlak Vergisinde son gün 30 Kasım

Güncel

Emlak Vergisinde son gün 30 Kasım

Emlak Vergisinde son gün 30 Kasım

Körfez’in yollarını Büyükşehir Belediyesi yeniledi

Güncel

Körfez’in yollarını Büyükşehir Belediyesi yeniledi

Körfez’in yollarını Büyükşehir Belediyesi yeniledi

 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız