sanalbasin.com üyesidir
ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Mustafa KÜPÇÜ

23 Nisan 2010 Cuma Saat: 00:00

Egemenlik Ulusundur, Ulusun Kalacaktır!..

Mustafa KÜPÇÜ

Bir “Ulusal Egemenlik” ve “Ço



Bir “Ulusal Egemenlik” ve “Çocuk” Bayramını daha kutluyoruz.

Oysa, öncelikle şu soruyu sormalıyız;

“Ulusumuz egemen mi, çocuklarımız mutlu mu?”

Anımsayalım ve insafla bir düşünelim;

SEVR Antlaşması ile Osmanlı bakiyesi son toprakları da paylaşan emperyalist güçler, Mustafa Kemal, arkadaşları ve Anadolu insanının onurlu direnişleriyle defolup gittiler ve Türkiye Cumhuriyeti bu onurlu mücadele sonunda kuruldu.

Mustafa Kemal, bu mücadeleye başlarken, halkın onay ve desteğini aldı, Ankara’da oluşturduğu Millet Meclisi ile mücadeleyi “meşru” bir temele oturttu.

Cumhuriyet’i kurarken de “Meclis Meşruiyeti” ile yola çıktı.

“Ulusal Egemenlik” içi boş, sıradan bir kavram değildir!

Bir ulusun “egemen” olabilmesi için, “TAM BAĞIMSIZ” bir ülke ve o ülkenin “ÖZGÜR BİREYLERİ” nin olması şarttır.

Mustafa Kemal’in Türkiye’si, gerçek anlamıyla tam bağımsız bir Türkiye idi.

Ya sonra?

1947 Marshall Planı-Thruman yardımları ile el uzattılar bağımsızlığımıza!

Sonra, “İkili Antlaşmalar” la, Amerikan üstleri ile girdiler içimize!

Sonra, Mustafa Kemal’in yoktan var ettiği ne kadar miras varsa, bir bir yok ettiler!

Köy Enstitülerini, SEKA’yı, Sümerbank’ı ve Cumhuriyet’in alın teri olan ne varsa yok pahasına yerli ve yabancı büyük sermaye güçlerine sattılar.

Yeni fabrikalar yerine yeni ve entegre cezaevleri açılıyor!

Gençlerimiz işsiz, umutsuz.

Bugün ülkemiz, yüksek faizli dış borç yükü altında eziliyor!

Cari açıkta rekor artışlar yaşanıyor.

Piyasamızı yabancılar yapıyor. Borsamız, bankalarımız, sigorta şirketlerimiz büyük ölçüde yabancıların elinde.

Türk Telekom’u da yabancılar kaptı!

Limanlarımız da artık bizim değil!

Enerjide yüzde 74.5 oranında dışa bağımlıyız. Bunu, bizzat Enerji Bakanı açıklıyor!

Siyasal sistemimiz birkaç siyasi parti liderinin egemenliğinde; milletvekilleri de bakanlar da ulusun egemenliğine değil, liderlerinin sultasına bağlı!

Ya çocuklarımız?

Onlar mutlu mu?

Anne babaları işsiz, geçim sıkıntısı içinde olan; sağlıklı ve dengeli beslenemeyen; doyasıya çocukluğunu yaşayamayan; dilendirilen, çalışmak zorunda bırakılan, sokaklarda kaybolan çocuklarımız, nasıl mutlu olabilirler?

Onlar bu halde iken, nasıl umutla bakabiliriz geleceğimize?

Nasıl içtenlikle ve bayram gibi kutlayabiliriz bu ulusal bayramımızı?

İşte, bu koşullar altında, Mustafa Kemal’in Gençliğe Seslenişi’ni ve Büyük Nutku, bir kez daha ve ciddiyetle okumalı ve anlamalıyız!

Anlamalıyız ki, neler kaybettiğimizi, ne günahlar işlediğimizi görmeliyiz!

Sonra, eğer kişisel ve ulusal onurumuza önem veriyorsak; yeniden “Özgür Birey” olmanın ve “TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE” idealine ulaşmanın inançlı ve onuru mücadelesini vermeliyiz.

Bugünkü koşullarda bu günü bayram gibi kutlamayı hak etmiyoruz!..


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları