sanalbasin.com üyesidir
ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Sedat ÇORUH

10 Şubat 2011 Perşembe Saat: 00:00

Yeni Bir Ceza Sistemi Teorisi

Sedat ÇORUH

Tarih boyunca,çağımızda uygulanan ceza si

Tarih boyunca,çağımızda uygulanan ceza sistemi aynen yada küçük değişikliklerle uygulanmıştır ve bu ceza sistemi çok fazla sorgulanmamıştır. Bu ceza sistemi fer’i cezaları dikkate almazsak temelde, ceza olarak hürriyeti bağlayıcı ceza olan, hapis cezasını öngörmüştür. Oysa hürriyeti bağlayıcı ceza şu anki uygulama şekli ile bize göre çok önemli mahzurlar içermektedir.

Cezalandırmadan maksat,yalnızca ceza vermek değil,aynı zamanda ıslah amacını da taşımalıdır diye düşünüyoruz. Bugünkü ceza sisteminde tamamen amaç cezalandırmaya dayanmakta,asla ıslah amacı güdülmemektedir. Bu durumun çok ciddi mahzurları vardır ve maalesef toplumda maddi ve manevi büyük hasarlara neden olmaktadır. Bu ciddi mahzurlarına rağmen,şu anki ceza sisteminin sorgulanmaması gerçekten çok düşündürücüdür.

Şuan ki ceza sisteminde,verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın,mahkumun toplumdan tecrit edilerek,cezaevinde bir hücreye yada koğuşa kapatılarak,asgari yaşam faaliyetleri dışında hiçbir şey yapmadan cezasını hücresinde tamamlaması sistemine dayanmaktadır. Tabi ki bu durum, mahkumun fiziksel ve psikolojik yapısında telafisi mümkün olmayan hasarlara uğramasına sebep olmaktadır. Çünkü insan doğası gereği sosyal bir yaratıktır ve her hangi bir bireysel,sosyal faaliyette bulunmadan,toplumsal ilişkilere girmeden sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkün değildir. Gerçekten sağlıklı gözlemler yapıldığında cezasını bitirip,ceza evinden çıkan mahkumların, çok ağır psikolojik yıkıma uğradıkları ve topluma intibak edemedikleri görülecektir.

Yani çağdaş ceza sistemi cezalandırma işlevini fazlasıyla yerine getirmekte,ancak ıslah amacını tamamen ihmal etmektedir. Açıkça söylemek gerekirse ceza evleri adeta bir değirmen gibi insanları öğütmekte onları psikolojik olarak yıkmakta ve adeta yok etmektedir. Şuan ki ceza sisteminin mahkumlara çok büyük zararlar verdiği, mahkumlar üzerinde yapılan araştırmalarla tartışmasız bir şekilde ortaya konulmuştur.

Bütün bilimsel değerlendirmeler hürriyet bağlayıcı cezanın insanı psikolojik olarak yıktığını,ona büyük ve telafisi imkansız zararlar verdiğini,tartışmasız olarak ortaya koyduğuna göre,şimdi tartışılması gereken şudur ; Çağdaş ceza sisteminin alternatifi ortaya konulabilir mi?Yani yeni bir sistem mümkün mü? Evet esasında şimdi tartışılması gereken konu budur.

Zira Ceza Hukuku açısından konuyu değerlendirdiğimiz de başlıca hukuk doktrinlerinden olan Hümanist doktrin cezalandırma ve ceza için der ki ; ‘’Suçlu ile toplum arasında ki bağları kuvvetlendirmek gerekir, buda hukuk devleti kavramı ile değil,Islah edici devlet, kavramı ile ancak sağlanabilir ve İnsanı insanlıktan çıkaran cezaya ceza diyemeyiz.’’ Gerçekten hümanist doktrin bizce konuyu çok güzel bir şekilde değerlendirmiştir. ( Türk Ceza Hukuku,Cilt-1, Prof. Dr. Faruk Erem )

Oysa diğer hukuk doktrinlerinde ne yazık ki konu farklı değerlendirilmiş ve yine ne yazık ki uygulamada hep hümanist doktrine göre değil, başta pozitivist mektep olmak üzere diğer doktrinlere göre şekillenmiştir. Pozitivist mektepte sonuçta toplum adına keyfilik söz konudur. Hatta bu mektepte,doktrinde tecrit adeta bir metot olarak kullanılmıştır. Ümanist doktirinde suçlu ; ‘’suç işlemiş insandır’’ yani kurtarılmalıdır. Pozitivist doktrinde ise suçlu ; ‘’suçlu insandır’’ ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır yani önemli olan cezalandırmadır ıslah gibi bir amaç yoktur. Ne yazık ki yüzyıllar boyunca da ceza sistemlerine Ümanist doktrin değil, Pozitivist doktrin egemen olmuştur. Çağımızda da bu egemenliğini sürdürmektedir. ( Türk Ceza Hukuku, Cilt-1 , Prof.Dr.Faruk Erem )

Çağlar boyunca çeşitli ceza yöntemleri uygulanmıştır, ancak temelde sürekli olarak hürriyeti bağlayıcı ceza, temel ceza olarak yerini korumuştur. Tarihte ; sürgün,çalışma kampı,kırbaç,sopa,kürekçilik,dişe diş gibi çeşitli ceza yöntemleri uygulanmıştır. Ancak çoğunlukla tartışmasız olarak sürekli uygulanan ceza hapis cezasıdır. Ayrıca hapis cezasının uygulama şeklide,ülkeden ülkeye önemli farklar içermemektedir. Şöyle ki ; Bir çok ülkede insan hayatının temel ihtiyaçları olan ; yeme,içme,uyku,tuvalet,banyo,sağlık hizmetleri gibi temel ihtiyaçlar bir takım eksiklikler olmakla birlikte,yinede az çok sağlanmaktadır,ancak örneğin cinsel ihtiyaçlar ezici bir çoğunlukla karşılanmamaktadır. Cinsel ihtiyaçta yeme ,içme gibi temel bir ihtiyaç olmasına rağmen bir çok ülke,ceza evlerinde cinselliğin yaşanmasını yasaklamıştır. Bu da bize göre bir insan hakları ihlalidir. Ancak bizim burada üzerinde durduğumuz konu ,hapis cezasının yerine getirildiği koşulların iyileştirilmesi meselesi değil,hapis cezasının tamamen yöntem olarak sorgulanması ve ortadan kaldırılmasıdır. Ancak elbette şuan ki ceza evi koşullarının iyileştirilmesi içinde elimizden geleni yapmalıyız.

Tarihte bir çok hukuk sistemi, örneğin Roma ve Anglo Sakson hukuk sistemi,İslam hukuku ve günümüz çağdaş hukuk sistemleri dönem dönem çeşitli ceza sistemlerini uygulaya gelmişlerdir. Bu ceza yöntemlerinden günümüze en uygun olan ve hapis cezasına alternatif olabilecek tek ve en önemli sistem bize göre ‘’Kamu için çalışma’’ cezasıdır. Bu da şudur ; Eskiden nasıl çalışma kampları vardı ise,şimdide kamu için çalışma merkezleri,yani iş merkezleri,atölyeler kurulacak ve normal hapis cezalarına göre daha kısa süreler için, suçlular kamu için çalışma cezasına çarptırılacaklar. Ceza alan şahıs cezasını çektiği süre boyunca,kamu için çalışma merkezinde çalışacak,böylece suçlu olan şahıs hem üretim yapıp topluma faydalı olacak,hem de çalıştığı için psikolojisi bozulmayacak,sanki dışarıda bir işte çalışıyormuş gibi, yine bir iş yaşamı psikolojisinde olacak,ayrıca uzmanlar tarafından iş eğitimi,genel eğitim ve psikolojik destek verilecektir. Şüphesiz bu durumda suçlu için hem ceza,hem de bir ıslah programı uygulanmış olacaktır.

Hukuk sistemleri için teklif ettiğimiz, yeni ceza sistemi teorisi, temel asli ceza olarak, ‘’kamu için çalışma cezası’’,şüphesiz ceza sistemleri içinde bir devrim sayılabilecek ve yeni bir çığır açacak bir teoridir. Çünkü bu teoride hem kamu yararı gözetilmiş,hem suçlunun psikolojisinin bozulmaması öngörülmüş,hem de mağdur olmuş taraftaki, cezalandırma ve intikam güdüsü tatmin edilmiş olacaktır.

Gelecek yıllarda bu yeni ceza sisteminin bütün ülkeler nezdinde genel bir kabul göreceği kanaatindeyiz. Ancak şüphesiz Türkiye’nin bu konuda öncü olmasını diliyoruz. Dünyada bu konuda sınırlı uygulamalar vardır,ancak dünya tarihi boyunca,bizim önerdiğimiz ‘’kamu yararına çalışma cezası’’hiçbir zaman temel ceza olarak kabul edilmemiştir.

Bu yeni ceza sistemi teorisi olan ‘’kamu yararına çalışma cezası’’sisteminin hukukçular,eğitimciler,psikologlar tarafından tartışılıp, geliştirilerek yeni bir sistem alternatifi olarak ortaya konulması gerektiği kanaatindeyiz. Elbette inkılapçı ruhlar yıllar boyunca değişmeyen,değiştirilmesi tartışmaya dahi açılmayan,konu ve sistemleri değiştirmeye daima aday olmalıdır. Çünkü insanlığın mutlu yarınları, daima değişimin ve dinamizmin peşinde koşma sayesinde kurulacaktır.


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları