sanalbasin.com üyesidir
ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Serap DUYGULU

12 Aralık 2008 Cuma Saat: 00:00

Hayallerin Peşinden Gitmek

Serap DUYGULU

Hayal kurmayan insan yoktur herha

Hayal kurmayan insan yoktur herhalde. Özellikle şans oyunlarındaki büyük ikramiyelerle ilgili olarak pek çok insan hayal kurmuştur.

Hayatta şansımızın bir gün güleceği şeklindeki hayaller zaten hepimizin olağan hayalleridir.Büyük bir eve kavuşmak,iyi bir iş bulmak,büyük paralar kazanmak ve hayallerindeki gibi bir insanla beraber olmak…Binlerce hayal sıralanabilir.Bu hayal meselesi düşünürlerin de çok ilgisini çekmiş olmalı ki büyük büyük laflar etmişler: Mesela W.Russel,’En büyük işler büyük hayal sahipleri tarafından başarılmıştır’ demiş.

‘Bir hayal inşa edin,daha sonra hayal de sizi inşa eder’ diyen de Robert Schuller.’Eğer hayal edebildiğin bir şeyse,yapabilirsin de’ diyen Walt Disney’in neler yapabildiğini biliyoruz zaten.En muhteşem olan söz de Mevlana’dan; Ne düşünüyorsan O’sun…

Gerçekten de ne düşündüğünüz ya da diğer deyişle ne hayal ettiğiniz önemlidir.Çünkü gerçekleşebilir.Eğer ciddi anlamda hayal ettiğiniz şeye inanıyorsanız gerçekleşmesi kesindir.Çünkü o uğurda çaba harcarsınız,beyniniz bütün enerjisini sizin hedeflerinize ulaşmanız için seferber eder.Psikolojide ‘Algıda Seçicilik’ denilen şey devreye girer ve siz hayalinize ulaşmanızı sağlayacak her tür fırsatı fark etmeye başlarsınız.Şimdiki moda deyimle inanç kalıplarınız yeniden oluşturulur,hayal ettiğiniz her şey daha önce imkansız olarak görünürken bir anda olabilir olduğunu düşünmeye başlarsınız ya da nasıl gerçek olabileceği konusunda kafa yormaya başlarsınız.Sonra bir bakarsınız ki olmuş,daha doğrusu pek çok insanın hayali olmuştur.Hayalleri gerçek olanlara dikkat edin;neredeyse tamamı son derece iyimser,olumlu,girişken,sıcak kanlı ve çevresindeki insanlarla iyi ilişkiler kurma becerisine sahipler.Öncelikle kendilerine inanıyorlar,sonra hayal ettiklerine ve hayallerinin gerçekleşebileceğine inanıyorlar.Son olarak da bu uğurda çaba harcıyorlar.

Eğer diyorsanız ki ‘aman nerde ben de o şans?’,haklısınız;asla böyle bir şansınız olmaz. Aksiliklerin peşinizi bırakmadığını düşünüyorsanız,gerçekten de bütün aksilikler gelir sizi bulur.Çünkü çekersiniz.Nasıl çekerim diye soranlara yine aynı şeyi söyleyeceğim, düşünceleriniz ve hayalleriniz yoluyla çekersiniz.

Bütün bunların yeni yeni ortaya konan çok ilginç açıklamaları var.Son yıllarda kitapçı raflarında satış rekorları kıran Sır’lardan,Gizli Mesaj’lardan çok daha gerçek ve tamamen bilimsel araştırmalardan çıkan sonuçlar var.Şimdi bu tip kitapların yazarları derler ki:Sen iste,düşün,hayal et,evren gerçekleştirir.’Allah Allah,peki nolur da evren benim hayallerimi gerçekleştirir?Açıklaması yok,olsun sen düşün hayallerin gerçekleşsin.

Olay aslında yine bu dönemin moda söylemlerinden birinden kaynaklanıyor:Kuantum Fiziği.

Şimdi bu Kuantum Fiziğinde tuhaf şeyler oluyor: Son araştırmalara göre bilim adamları maddenin taneciklerden değil,yani atom ve atom altı parçacıklardan değil,enerji titreşimlerinden oluştuğunu fark etmişler.Kuantum teorisine göre,maddenin temelinde kuantum enerji paketlerinin titreşimleri var.Yani maddenin aslı inanılmaz hızlarda hareket eden enerji dalgaları.Şimdi ilginç olan bölüm de şu;maddeyi ve dolayısıyla da bütün bir evreni oluşturan enerji dalgaları ,çevrelerinde uzay oluşturacak şekilde döndüklerinde gerçek,uzay oluşturmadan döndüklerinde hayali oluyorlar.Hayali taneciklerin ortak adı Bozon’dur ve alt tanecikleri de Graviton, Gluon,Foton ve benzeri örneklerle bilinir.Uzayda hacimleri olmadığından görünmezler ama sadece ışık olarak bilinen Foton grubu görülüp algılanabilir.Ortak özellikleri birbirlerinin içinden geçebilirler ve aynı ortamlarda üst üste,yan yana bulunabilirler.Radyo dalgaları bu özelliktedirler.

Gerçek madde olarak bilinen Fermiyon’lar ise,Lepton,Hiperon,Mezon,Baryon,Hadron gibi taneciklerdir.Bunlar bizim gördüğümüz,cismi,kütlesi olan her şeyi oluştururlar.Bu fermiyon türü tanecikler ise uzaydaki yerini başka taneciklerle paylaşmaz ve bu kurala ‘Pauli Dışarılama İlkesi’ denir.Örneğin duvarın içinden bu nedenle geçemeyiz.Hayali taneciklerden ışık bu ilkeye uymaz çünkü ışığın içinden geçebiliriz.

Bu taneciklerin gerçek ya da hayal olmalarına yani uzayda yer kaplayan ya da hacimsiz olmalarına yol açan şey çevrelerinde dönme şekilleri.Bu dönüşlere ‘Spin’ adı veriliyor.Eğer taneciklerin dönüşü tam sayılardan oluşuyorsa hayali,kesirli sayılardan oluşuyorsa gerçek tanecikler halini alıyorlar.

Vücudumuz da kuantum enerji dalgalarından,bu dalgaları oluşturan taneciklerden oluşuyor.Bu tanecikler atomları;atomlar molekülleri;moleküller de hücreleri oluşturuyor.

Bilindiği gibi ışık hızı maddenin temel hızıdır ve sabittir.Ancak son araştırmalar enerjinin ışıktan daha hızlı gidebildiğini gösterince bilim adamları büyük bir şok yaşadılar.Bu durumda bırakın dünyayı evrenin her köşesine inanılmaz hızlarda ulaşmak mümkün gibi görünüyor.Üstelik bunu bedensel varlık olarak değil,sadece düşünce yoluyla yapmak da mümkün.İnandığınız ve hayal ettiğiniz her şeyi gerçeklik düzeyine çıkarmanın yolu da belli.Bütün taneciklerin gerçekliğini belirleyenin dönüş biçimleri olduğunu da bildiğimize göre hayallerimize çok dikkat etmek zorundayız.

Evren dileklerinizi ve hayalleriniz gerçekleştirir derken niye ve nasıl gerçekleştireceğini bilmek güzel bir duygu.Uzaya çıkmasına sebep olduğunuz düşüncelerinize,çevrenizde oluşturduğunuz enerji yapınıza dikkat edin.

İşin biraz ağırca fizik içeren kısmını bir kenara bırakıp güzel hayaller kurmaya başlayabiliriz.

Üstelik hayallerinizin peşinden gitmek de şart oldu.Biliyoruz ki hayal edip inanınca gerçekleşiyor.

Sevdiğiniz insana ulaşmak için,eğitiminizi tamamlamak için,hayatta kendinizi gösterebilmek için,daha çok kazanmak için bol bol hayal kurun ve gerçekleştirmek için bütün çabayı gösterin.

Ama en çok sevdiğiniz insan için çaba gösterin,uğraşın.Aşk başka bir şey çünkü.O sizi fark etmiyorsa fark etmesini sağlayın ve unutmayın imkansız aşk yoktur.

Büyük ressam Salvador Dali hayatının aşkı Gala’yla tanıştıktan sonra vermiştir en güzel eserlerini.Üstelik tanıştıklarında Gala şair Paul Eluard’la evliydi.Sonrasında beraber olmaya başladılar ve Gala, Dali için her zaman vazgeçilmez esin perisi oldu ta ölümüne kadar.Salvador Dali de Gala’nın ölümünden sonra sadece 3 yıl yaşadı ve 1989’da öldü.Aşk zorluklara rağmen var olmayı sürdürebiliyorsa,imkansızlıklara direnebiliyorsa,kimseyi yaralamıyor ve incitmiyorsa ama yürekleri yerinden oynatabiliyorsa büyüktür.

En çabuk olan hayaliniz Aşk olsun ve bütün hayalleriniz gerçek olsun.


Serap Duygulu
Psikolog
www.ozgurbilge.com


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Neden Erteliyoruz?

Devamını Oku17.12.2018 - 11:28:42

Ensest İlişki Nedir?

Devamını Oku17.12.2018 - 11:28:42

İnternet ve Sosyal Medya Hastalıkları: E-Hastalıklar

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI HAYATIMIZA E-HASTALIKLAR OLARAK GİRDİ
Devamını Oku17.12.2018 - 11:28:42
Tüm Yazıları