sanalbasin.com üyesidir
ust

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Songül KARAKOÇ

14 Şubat 2015 Cumartesi Saat: 20:36

Ne İlk Ne De Son

Songül KARAKOÇ

Bugün sevgi için yazacak, Sevgililer Günü’nü kutlayacaktım herkes gibi. Ama dünden beri başıma öyle bir balta indi ki, sıfatsız bir cinayetin, güzeller güzeli hayat dolu bir genç kızın hunharca ,haince katledilişinin haberi ''ne sevgisi kardeşim, düpedüz sevgisiz bir dünya bu yaşadığımız '' gerçeğini bir kez daha ortaya koyuyordu. Kim böyle bir ölümü hak edebilirdi ki?

 

Bir güzel kız...Yüzünde pırıl pırıl bir gülümseme...Gencecik üstelik daha yirmisinde...Seviyor belli ki dünyayı, insanları, öyle bakıyor fotoğrafında gözleri...Ama sevgi beslemeyen, insan kılığına bürünmüş cani mahlukların da bizlerle bu evrende yaşadığı gerçeğini değiştirmeye yetmiyor,düzeltmeye yetmiyor onun gülen yüzü çirkinlikleri…

Yetmiyor onu geri getirmeye…Ne demeli nasıl anlatmalı şimdi bu Özgecan’ı......

O ne ilk ne de son...Dileğimiz son olmasından yana,ama varılan istatistiki sonuçlar özellikle kadın cinayetlerinin katlanarak arttığını gösteriyor.Her dört kadından birinin fiziksel,ruhsal ve cinsel şiddet mağduru olduğunu söylüyor uzmanlar. Aile içi şiddetin genişleyerek sokaklara taştığı bu çağda, namus cinayeti kisvesi altında binlerce kadın, insanın en temel hakkı olan yaşam hakkının zalimce elinden alınarak katlediliyor. Ülkenin bu gerçeğine karşılık devlet bu kadınları korumakta yetersiz ve çoğu zaman geç kalıyor. Uygulanan cezai yaptırımlar 'tahrik indirimi' yle hafifletilince tecavüzler ve cinayetler için cezaların caydırıcılığı kalmıyor. Kanunların yetersizliğini, kadının bütün haklarını yavaş yavaş elinden alınmaya çalışıldığını bilen erkekler de, namus belasına dalarak bu cinayetleri kolaylıkla işleyebiliyorlar. Ve sanıyorlar ki, kadına ve çocuğa uyguladıkları şiddetle güç gösterisi yaparak erkek olacaklar. Bir kadın ve çocuğa şiddet uygulamak ve bu yolla egolarını tatmin etmek bir erkek için en kolay yoldur. Çünkü erkekler, fiziksel olarak kadınlardan güçlü yaratılmışlardır, aile içi sorumluluklarını yerine getirebilmeleri,eş ve çocuklarını koruyabilmeleri için. Bu üstünlük asla kadınlar üzerinde haksız bir hakimiyet kurma, onları ezme anlamında algılanmaması gerektiğinin altı çeşitli kaynaklarda çizilmiş olmasına rağmen, hergün ülkenin birçok yerinde bu olaylar yaşanıyor maalesef.…

6 yaşında bir kız çocuğuyla evlenilir…

Beyaz tayt giydiği için tahrik indirimine uğratılan kadın…

Tecavüz sırasında bağırmadığı için gönlü vardı denilen kadın…Kadın spiker haber okurken tahrik edebilir, bu sebeple onu izlemek günah…Çalışan kadınlar fuhuşa hazırlık yapmış oluyor…

Hamileyken sokağa çıkmak caiz değil…

Üstüne kuma getirilmesini istemeyen bir kadını dövün ya da öldürün fetvaları körüklemiyor mu kadın cinayetlerini?

Kadın olmak İslam ülkelerinde neden suç?Kadınız diye yaşamaya hakkımız yok mu?

Kime ve neye göre belirleniyor kadının toplumda ki yeri?

Neden hala kadının adı yok?Daha kaç masum can tecavüze uğrayıp boğazı kesilip yol kenarına atılacak?

Bırakın artık kadın üzerinden siyaset yapmayı….

 

Öldürene bir şey olmuyor nasılsa.Bir süre yatarlar mahpusta, yemekleri de önlerine gelir, açarlar teybin sesini en yanık türküleri dinlerler, sevenleri varsa görüşe gelir, hasretleri de diner,üstleri başları değişir,zaman da çabuk geçer çıkarlar birgün ellerini kollarını sallayarak , aramıza katılırlar. Aynı handikapa devam. Bizler varız sokakta çocuklar, kadınlar,gençler,okula,işe giderken her an tehlikedeyiz demektir. Nasıl koruyacağız kendimizi?

Bu canilerle birlikte aynı yeryüzünü paylaşıyor olmak, daha dikkatli olup, korunma tedbirlerimizi almak zorunda bırakıyor bizi.Ve bu,gittikçe zorunlu hale geliyor. Her ölümle birlikte devletimize,yasalara olan inancımız da ölüyor, birbirimize olan güvenimiz ölüyor. Bütün bu olanlar, insanca yaşamamızı zorlaştırırken, sevgiyi dostluğu birlik ve beraberliğin yok olduğu bir toplum haline getirip, toplumu yoz insanlar bütününe dönüştürüyor.

 

Hergün kadının kimliğine uzanan akla zarar fetvalar yerine, önce Allah korkusu verilmeli insanlara,öğretilecekse bundan başlanmalı. Bir insanın canının alınmasının ne demek olduğu Kur’an daki şekliyle anlatılmalı. Beş yaşında ki çocukların başlarını örtmek olmamalı din. Önce insan sevgisiyle başlar bütün dinler,sonra hoşgörüdür temeli.

 

Kendimi bildim bileli korktum yalnız sokaklardan,otobüste tek başıma kalmaktan.

Okul yıllarında bir durak önce ya da sonra indiğimi bilirim.

Hava karardığında yalnız başıma sokakta kalamadım.

Benim korkak ve ürkekliğimle dalga geçerdi arkadaşlarım. Bense onların cesaretine hep hayrandım.

Çok korumacı ve bana hep bunları telkin eden bir annenin kızıydım. Birazda içimde varmış korkaklığım.

Keşke herkesin masum olduğu korkusuz bir dünya olsaydı da ben de cesur olabilseydim.

Özgecan artık yok...

O ne ilk ne de son…Arkasında gözü yaşlı bir aile bıraktı.

Ve öfkeyle dolu kocaman bir halk.Eskide kalmış yaşanılan tüm masum ve haksız ölümleri de unutmayacağız.

Özgecan ablasıyla aynı kaderi paylaşan 6 yaşında ki Gizem gibi...

Münevver gibi, N.Ç gibi ve tüm adsız cinayet kurbanlarını…İçimizi yakmaya devam edecekler.Allah hepimizi,çocuklarımızı bu canilerden,haksızlıklardan, ecelsiz ölümden korusun.

Güle güle Özgecan

Sen ne ilktin ne de son…

Ama son olsun…

 

 

‘’Bütün güller kanamalı şimdi

Kanatmalı bütün gülleri gidişin’’………..

 


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları