sanalbasin.com üyesidir
ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Umut ÇETİNER

30 Ekim 2011 Pazar Saat: 00:00

Ne dersiniz? Bu sopa kime girdi acaba?

Umut ÇETİNER

Zamanın en büyük ilaç olduğu her dai

Zamanın en büyük ilaç olduğu her daim vurgulanır. Çünkü zamanla anlaşılır kimilerinin haklılığı, kimilerininse haksızlığı.

Son zamanlarda ortaya konan Arap Baharı ifadesinin içinin ne ile dolu olduğunu da zaman gösterecek demek istiyorum ama aslında hani derler ya “Görünen köy kılavuz istemez” misali her şey ortada.

Hemen yanı başımızdaki Irak örneği geleceğin en büyük göstergesi. Saddam Hüseyin yönetiminin devrilmesi ile heykellerini yıkan, tüm eserlerini talan eden görüntüler yaşandı. Firdevs Meydanı'ndaki Saddam Hüseyin heykeli Irak halkı ve ABD askerleri tarafından yıkıldı. ABD askerlerine büyük sevgi gösterisinde bulunan halk bugün için ABD askerlerinden şikayetçi. Ama yapılacak bir şey kalmadı. Adeta büyük bir teslimiyet yaşandı. Dünya’ya kafa tutan bir ülke konumundan bugün için her türlü inisiyatiflerin emperyalistlerde olduğu bir hale gelindi.

İşte bu manzara Dünya kamuoyuna “Arap Baharı” olarak lanse edilen bir dizi gelişmelerinde sonucunun pek farklı olmayacağını gösteriyor.

Libya’da yaşananlar hiçbir Müslüman topluma yakışmayacak bir barbarlık göstergesine döndü. Kaddafi halkı tarafından linç edildi. O kadar çirkin manzaralar yaşandı ki sosyal paylaşım sitelerinde dolaşan henüz doğrulanmamış ama soruşturulduğu belirtilmiş olsa da Kaddafi’yi ele geçiren kişilerin cinsel saldırıda da bulunarak taciz ettiği ve sopa soktuğu görüntüler ortalıkta dolaşmaya başladı.

Her ne kadar bu görüntüler yalanlanmıyorsa da insanlık adına yalan olmasını beklediğimi de belirtmek isterim.

İşte Arap Baharı budur. Arap Baharı, Kuzey Afrika ve Ortadoğu Arap ülkelerinde (Tunus, Mısır, Yemen, Suriye, Libya) gerçekleşen ayaklanmalara, devrimlere (!) verilen ad olsa da aslında nasıl bir bahar olduğunu Mısır’da yaşananlara bakarak da anlayabiliriz. Mısır’da Hüsnü Mübarek rejiminin yıkıldığı 28 Ocak’tan bu güne askeri yönetim tarafından siyasi suçlu olarak mahkemeye çıkarılan gösterici sayısı 12 bin. Bunların yaklaşık 9 bini de tutuklanmış.

Bu sayı 30 yıllık Hüsnü Mübarek yönetimindeki toplam siyasi suçlu tutuklamalarına eşit. İşte sonuç ortada.

Libya lideri Muammer Kaddafi’nin linç edilerek, cinsel tacize uğrayarak öldürülmesi sonucunda Libya’ya nasıl bir özgürlük gelecek hep beraber göreceğiz. Kaddafi diktatördü ve rejimi yıkıldı. Ancak Kaddafi hiçbir ülke de olmayan işleri de başardı. Ülkesinin tüm gelirlerini halk ile paylaşmasını bildi. Belki kendisi krallar gibi yaşadı ama hangi ülkeyi yöneten kişiler krallar gibi yaşamıyor ki.

Yine sosyal paylaşım sitelerinde dolaşan bir video görüntüsünde verilen bilgileri paylaşarak Ülkesinin gelirlerini halkı ile nasıl paylaşmış ortaya koymak isterim.

Merak ediyorum hangi halk bu şekilde yönetilmeyi istemez acaba, yada ne dersiniz fazla uzağa gitmeye gerek yok, halkımıza sorsak bu şartlar mı, yoksa şu andaki şartlar mı desek, sonuç ne olur acaba? Ne dersiniz?

İşte size hunharca bir ölümle yaşamı son bulan Diktatör Kaddafi’nin Libya’sı…

* Libya'da evlerde kullanılan elektrik bedava.

* Su ve doğalgaz zorunlu ihtiyaç kapsamında olduğu için bedava.

* Libya'da eğitim ve sağlık hizmetleri bedava.

* Libya devleti, tüm hastalara ilacı hiçbir ücret talep etmeden veriyor.

* Benzinin litresi 0.08 Avro, yani bir Libyalı'nın bir litre benzine ödediği para Türk Lirası'yla yaklaşık 20 kuruş.

* Libya ulusal bankaları faiz almıyor.

* Libya vatandaşları hiçbir şekilde vergi ödemiyor.

* Libya hem Afrika'da hem de tüm dünyada en borçsuz ülke.

* Libya'da arabalar fabrika çıkış fiyatına satılıyor, nakliye bedellerini ise devlet karşılıyor.

* Yurtdışında burslu okuyan öğrencilere Libya devleti iadesiz olarak aylık 1650 Avro burs veriyor.

* Libya'da tüm üniversite mezunları bir iş bulana kadar maaşa bağlanıyor.

* Libya'da evlenmek isteyen tüm çiftlere devlet 150 metrekarelik daire veriyor.

* Libya'da istisnasız olarak her aile aylık 300 Avro, yaklaşık 760 Türk Lirası yardım alıyor.

* Petrol gelirlerinin yüzde 90'ı Libya halkına gidiyor.


İşte Libya... merak ediyorum kim istemez ki ekonomik açıdan bu şartlarda yaşamayı…

Kaddafi diktatördü, kral gibi yaşıyordu, ama halk da pek O’ndan aşağı değildi.

Libya’ya Arap Baharı geldi. İşin aslı zamanla ortaya çıkacak. Bana kalırsa baharı bundan sonra zor görürler, çünkü şimdiden Avrupa Birliği ülkeleriyle diğer emperyalistler Libya kaynaklarını paylaşmanın peşine düştüler.

Onun içindir aslında Kaddafi’nin hunharca katledilmesine olan sessizlik. Kim olursa olsun insan haklarına karşı işlenen büyük bir suç karşısında Dünya’nın insan hakkı savunucularının sessizliğinin nedenleri gösteriyor Libya’nın geleceğini.

Evet, sonuç olarak Libya böyle bir ülkeydi. Var mı başka bir ülke halkına ücretsiz bu imkanları sunan. Ne dersiniz? İşte size “Arap Baharı”
Bir şeyi daha belirtmeden geçemeyeceğim.

Sokulmaya çalışılan sopa sizce de kime girdi acaba? Ne dersiniz?


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları