sanalbasin.com üyesidir
ust

HABER ARŞİVİ

Lütfen Bir Tarih Seçiniz

E-Bülten

İsim Email

Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için bültenimize üye olabilirsiniz.

Zeki TOPALOĞLU

13 Ağustos 2014 Çarşamba Saat: 13:54

Demokrasi veya Ne Yedum Ki?

Zeki TOPALOĞLU

Soma'da maden göçer, 300 canımız gider...

"Başbakan istifa..!" sesi yükselir..

Kimse sormaz "orada çalışan madem mühendisleri ne yapmış?,

O mühendislerin üye olduğu örgüt, görevini yapmayan yada eksik yapanlar hakkında işlem yapmış mı?" diye...

Muhalefet seçim kaybeder

Muhalefet liderleri istifaya çağrılır.

Kimse sormaz "Teşkilatlar ne yapmış?" diye...

Başarı varsa lider alkışlanır ve baş tacı edilir,

Başarısızlık varsa liderin kellesi istenir...

Bu Padişahlık, Krallık rejimlerinde makul ve mantıklı olabilir ama demokratik sistemlerde böyle bir şey olamaz...

Yetmezmiş gibi…

Bu talepleri yükseltenlerin, tek adamlığa karşı çıkmaları komiktir.

Demokrasilerde yetki ve sorumluluk paylaşılır...

Ama, biz demokrat değiliz ki,

Demokrasi kurumlar, kurullar ve kurallar rejimidir.

Kurallar herkes için aynı ölçüde geçerlidir.

Demokratik yaşamın göstergesi kişilerin (liderlerin) tavırları olamaz...

Liderlerin tutum ve davranışlarını belirleyen (Sınırlayan) demokratik kurumlardır.

Onlar ne kadar sağlıklı ise ülkedeki demokrasi o denli sağlıklı olur...

Mesela,

Bir sendika düşünün...

Seçim yönetmeliğini yazan komisyonda bulunan kişinin şube başkanı olduğu bir şubede ne oluyor?

Şube genel kurula gidiyor...

Genel kurulda bulunmayan kişi aday gösteriliyor

Yetmezzzz....

Divan (tarafsız olması gereken) üyesi aday oluyor ve seçiliyor...

Üyelerden birisi seçime itiraz edip dava açıyor...

Kendi yazdığı yönetmeliğe aykırı olan bu durumu ortadan kaldırmak için "Pardon, özür dileriz, hata yaptık" diyerek seçimi iptal etmesi gerekenler ne yapıyor?

Genel merkezleri ne yapıyor?

Üye aidatı ile ücreti ödenen ve üyelerin özlük haklarını savunması gereken avukata vekalet verilip davaya müdahil olunuyor...

"Yapılan, yanlış değil" deniyor...

"Üyenin müracaatı haksız" deniyor...

Eeeee...

Bir başka sendikanın genel merkez yöneticisi "Harcama cetvellerini, Üye listesini bana göndermiyorlar" diye figan ediyor..

Daha neler neler...

 

Peki… bu sendika ne diyor?

"Tek adamlığa karşıyız",

"Hukuk (Kuralların egemen olduğu) devlet isteruk..!"

"Demokrasi isteruk...!"

Ve…

"Biz demokratik kitle örgütüyüz" diyor...

Neyse,

Sevsinler sizi...

Aklıma yine köy geldi...

****

Sene 1940 lar..

2. Dünya savaşı yılları..

Açlık ve yoksulluğun egemen olduğu,

İnsanların ağaç yaprağı yedikleri dönem...

 

Komşu köyde, tavuklara Çakal dadanmış...

Çakallar tavukları götürüyor...

Baş edilemeyince,

Köyün gençleri çakala tuzak kurarlar.

Bir kafesin içinde horoz, kafesin önünde kapan...

Her gün uğrayıp horoza yem bırakırlar.

Üç gün, beş gün derken Çakal bir türlü gelmez...

Bir gün gelirken, horoza yem getirmeyi unuturlar...

"Ne yapsak, ne etsek" derken

Bir tanesi

(çok af edersiniz)

"Tavuk insan dışkısı yer, Ahmet, hadi in dere kenarına da şey et" der...

Ahmet dereye iner ama ses yok, icraat yok...

Biri seslenir.

Hadisene Ahmet, Ne oldi?

Ahmet "Ya... abi ne yedum ki, Ne s..çyım,? karnıma ekmek girmeyeli 3 gün oldi, ıkın ıkın bir şey çikmiyur işte" (Teşekkürler Ensar abi)

 

Demokrasi böyle bir şey işte...

Bağırmakla, ıkınmakla olmaz...

Ne yersen o çıkar...

Kalın sağlıcakla...

 

Affınıza sığınan Zeki.

 


Yazı Yorumları ( 0 Adet)

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?
 

Belirtiyorum.com İnternet Gazetesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz :
Email Adresiniz :
Arkadaşınızın İsmi :
Arkadaşınızın E-Mail Adresi :
Varsa Mesajınız
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları