Yazı Detayı
11 Haziran 2009 - Perşembe 00:00 Bu yazı 14 kez okundu
 
Karne Zamanı
Serap DUYGULU
serapduygulu@belirtiyorum.com
 
 

Okulların kapanmasına az bir süre kala hem aileleri hem de öğrencileri ciddi bir karne telaşı sardı. Çocuklar belki notlarındakibaşarısızlıklarından dolayı anne babalarından görecekleri sert tepki nedeniyle korku ve kaygı içindeler.Bu olumsuz duygu durumları bazen o kadar kötüye gidebiliyor ki pek çok kez duyduğumuz intihar tehlikesine kadar varabiliyor.Zayıf ya da düşük notlarla dolu bir karne elbette sevimli bir durum değil ancak unutulmamalıdır ki hiçbir olumsuz durum da çocuklarımızdan daha önemli değil.Biz anne babalar olarak çocuklarımızın bu tip kötü karneler karşısında neler hissedip neler yaşayabileceğini anlamak zorundayız.Bizler de o yılları ve aynı endişeleri yaşadık öğrencilik hayatlarımız boyunca.

Şimdi bizler zamanında kendi anne babalarımızdan beklediğimiz anlayışı çocuklarımıza göstermek zorundayız.Peki ama nasıl davranmalı ve kötü bir karne getiren çocuğumuza nasıl yaklaşmalıyız?

Karne Kötü Gelirse

Normal olarak ilgili bir aile zaten çocuğunun karnesinde zayıfları olacağını önceden bilir. Çocuğuyla etkili bir iletişim kurmuş anne baba,çocuğunun ders başarısının onun zekasının göstergesi olmayacağını da bilir.Zayıflar hemen hemen her çocuğun öğrencilik yıllarında en az birkaç kez karşılaştığı bir durumdur. Çocuğumuzun kötü not alması bir facia değildir ama davranışlarımızın sonucu bir faciaya yol açabilir.

O nedenle bizler anne baba olmanın gerektirdiği sorumluluklarımızı alabilmeliyiz.

Karnesinde zayıfları olan bir çocuğa kızmak,hakaret etmek,belki şiddet uygulamak,en kolay ve en ucuz yoldur çünkü bu şekilde ortadaki sonucun tüm sorumluluğunu çocuğa yükleyip kurtulmak mümkündür. Oysa bilmeliyiz ki karnedeki notlarda en az çoçuklar kadar bizler de sorumluyuz.O notlar aslında bizim de notlarımız.

Notlardaki düşüşün nedenini sadece çocuğa yüklemek yerine neleri düzeltebiliriz ya da eksik yaptığımız bir şeyler var mı sorularının yanıtını bulmak zorunda olduğumuzu unutmayalım.

Kötü Karnenin Nedenlerini Biliyor muyuz?

Kötü bir karne elbette ki ebeveynleri üzer.Ancak eğer çocuğu üzmüyorsa ve bir şeyler yapması gerektiğini fark etmiyorsa orada bir sorun var demektir.Kötü karnenin görünen ya da görünmeyen bir çok sebebi olabilirse de genel olarak belli başlıklar altında bu nedenleri değerlendirmek mümkündür.

  • Çocukla ilgili sebepler:Çocuktan kaynaklanan bazı nedenlerden dolayı karne kötü olabilir. Örneğin çocuğun hiperaktif olması,öğrenme güçlüğü ya da dikkat eksikliği yaşıyor olması, görme,duyma gibi algılarında sorunlar bulunması vb.
  • Okulla ilgili sebepler:Çocuğun okulunu sevmemesi,öğretmenine alışamaması, okulun çok uzak olması,arkadaşlarıyla iletişim ve ilişki kurmakta sorunlar yaşaması vb.
  • Ailesel sebepler:Çocuğun ihtiyaçlarına ve beklentilerine kayıtsız kalan ilgisiz ve sevgisiz anne babalar,şiddet uygulayan,aşırı kontrolcü,baskıcı ya da aşırı hoş görü gösterebilen anne baba modeli.
  • Çevresel etkenler:Çocuğun herhangi bir sosyal gruba katılmak ya da bir etkinlikte yer almak gibi bir takım toplumsal paylaşımlardan uzak kalması.Bu yönde desteklenmemesi ya da engellenmesi. Ailenin ev ya da şehir değiştirmesi,anne babanın maddi durumunun bozulması nedeniyle statü kaybına uğraması vb.

Bütün bu nedenler dönem sonunda çocuğun eline verilen karneye not olarak yansır ve biz yansımaya kızarak sorunu çözemeyiz.Dolayısıyla karne sadece çocuğun değil en az onun kadar bizim de sorunumuzdur.

Nasıl Sorumluluk Kazandırmalıyız?

Çocuk eğitiminde kesin olan bir şey vardır o da çocukların kendi anne babalarını modelledikleri gerçeğidir.

  • Siz görevlerinizi aksatırsanız çocuğunuz da aksatır.
  • Siz yalan söylerseniz çocuğunuz da yalan söyler.
  • Siz görevlerinizi yapar,sorumluluklarınızın bilincinde olursanız,o da sizi taklit eder.

Dolayısıyla çocuklarımıza erken yaşta sorumluluk kazandırmak ve onlar için iyi birer model olmak zorundayız.Sorumluluk vermek son derece önemlidir.Bunun için öncelikle kendi işlerini yapması,ev işlerine yardım etmesi gibi ufak tefek işlerle görevlendirerek zaman içinde daha ağır sorumluluklar almasını sağlamak bizim görevimiz.Genellikle anne babalar özellikle okul öncesi dönemde çocuklarına iş yaptırmaktan kaçınırlar.Oysa 2 yaşına gelmiş bir çocuk kendi yemeğini yiyebilir, oyuncaklarını toplayabilir,ondan istenen pek çok şeyi severek yapabilirken bir çok anne baba henüz çok küçük olduğu gerekçesiyle ona bunları yapma fırsatı tanımazlar.Halbuki çocukların iş yapmaya en hevesli oldukları dönem bu yaşlara denk gelen dönemdir.Angarya diyebileceğimiz pek çok işi seve seve yaparlar. Sorumluluk almaya,görevlerini öğrenmeye en açık oldukları dönemde çocuğu bu şekilde eğitmek son derece önemlidir.

Aynı şekilde okula başlayan çocuk okulla ilgili ödevlerini ve görevlerini kendisinin yapması gerekirken, anne babalar onunla masaya oturup birlikte ders yapmaya başladıkları andan itibaren çocuğa sorumluluk bilinci kazandırmaktan uzaklaştıklarını bilmeliler.Kendisi adına bir çok şey düşünülüp,onun adına planlanan ve o istemeden ihtiyaçları saptanıp giderilen bir çocuktan hiçbir şey bekleyemeyiz. Kendisiyle ilgili konuların,eksikliklerinin ya da yeteneklerinin farkında olması gereken kişi öncelikle çocuğun kendisidir.Ona bu fırsatı vermek zorundayız.Zaman zaman yanlışlar yapacak ama bu yanlışlarını görerek gereken dersleri alacaktır.Önemli olan telafisi olmayan hatalar yapmamalarıdır. Bunun için gereken de çocuğa erken yaşlarda sorumluluk verilmesi ve yapabileceği bütün işlerde ona bu şansın tanınmasıdır.

Ne Yapmalı,Nasıl Davranmalıyız?

Dönem ya da bir eğitim yılı son bulduğunda ve çocuğumuz elinde düşük notlarla dolu bir karneyle gelince ne yapmalıyız sorusu bir çok ailenin düşündüğü en önemli konudur.Kızmalı mıyız,ceza vermeli miyiz,tepkisiz mi kalmalıyız? Ne yapmalıyız?

  • Öncelikle bilmeliyiz ki karne bir eğitim süreciyle ilgili dönemsel bir göstergedir.Bütün bir hayatın başarısızlıklarla dolu olduğunu göstermez.
  • Kızmak sorunu daha karmaşık hale getirir ve çocuğun olumsuz davranışlara yönelmesine yol açar.
  • Amaç çocuğu korkutup,sindirmek değil,zayıfları ve eksik yönleri üzerinde düşünmesini sağlamaktır.O nedenle şiddetli tepki göstermemeliyiz.
  • Kızsak bile kullandığımız kelimelere dikkat: Mesele çocuğun kişiliğiyle değil,ders çalışma konusundaki alışkanlıklarıyla ilgili.Dolayısıyla kişiliğine yönelik hakaretlerden kaçınmak zorundayız.
  • Kötü karne aile sorunu değildir ve aile içi gerginliklere yol açmamalıdır.Konuyu eşler arası tartışma konusu haline getirmemeliyiz.
  • Karnedeki düşük notları bahane edip çocuğu her tür sosyal etkinlikten uzaklaştırmak için koz olarak kullanmamalıyız.
  • Notlar hiçbir zaman ceza uygulamak için kullanılmamalıdır.
  • Olumsuz ve aşırı sert tepkiler aynı şekilde olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir.
  • Bazı gençlerin ailelerinin tepkilerinden korktukları için evden kaçtıklarını ya da intihara yöneldiklerini unutmayın.
  • Karne geldiğinde kendinizi de sorgulayın.O notlarda sizin de payınızın olduğunu bilmeniz gerekir.
  • Uzun uzun sorgulamalar yapmayın,karne nedeniyle çocuğunuzu tehdit etmeyin.
  • Gelen sonuçlar muhtemelen çocuğunuzu da çok üzmüştür.Onunla konuşurken ona nasıl destek olabileceğinizi sorun ve çözüm önerilerini onun getirmesini bekleyin.
  • Karnesi ve düşük notlarıyla ilgili olarak çocuğunuzu başkalarının yanında küçük düşürmeyin,alay etmeyin,aşağılamayın.

Öneriler

Maalesef karnesi kötü olduğunda bazı ailelerin çok acımasız olabildiklerini ve çocuklarına çok sert tepkiler verdiklerini biliyoruz.

Başarısızlıklar öğrencilik hayatında olan şeylerdir ve konu kişisel olarak çocuğu hırpalamaya kadar gitmemelidir.Burada amaç çocukla çatışmak değil,bu kötü sonuçların düzeltilmesine yardımcı olmaktır. Anne baba olarak ona her tür desteği vermeli ve gerekirse bir uzman yardımı almalısınız.Ancak her koşulda ona güvendiğinizi ve onu sevmeye devam edeceğinizi çocuğunuza htirmek zorundasınız. Birlikte başarısızlığın nedeni üzerine konuşmak,çözümler bulmak,gibi bir çok konu için onunla işbirliği yapabilmelisiniz.kötü bir karne geldiğinde en kötüsü onu özellikle arkadaşları ve yakın aile üyeleri önünde aşağılamaktır.Dolayısıyla zaten karnesi kötü olan ve bunun için de ciddi üzüntü duyan,büyük bir olasılıkla da sizden korkan bir çocuğu intihara kadar sürüklersiniz.O aşamalardan sonra maalesef geri dönüş yoktur.Amacımız her ne olursa olsun başarı elde etmek mi,yoksa sağlık ve keyifle sahip olunan bir başarı mı?Elbette ki ikincisi diyen velilerimiz sabırlı,ilgili, anlayışlı ve hoş görülü olmak zorundalar.

Karnesi kötü olduğu için bütün bir yaz tatilini çocuğa zehir etmeden ama eksik kaldığı yerleri elden geldiğince gözden geçirerek son derece verimli ve stresten uzak bir dönem yaşamasını sağlayabilirsiniz.

Karne hayatın sadece eğitimle ilgili bir bölümüyle ilgili sonuç bildirgesidir.Onu nasıl yetiştirdiğinizin ya da kişiliğinin sınav sonuçları değildir.Bu sonuçlar zaman zaman kötü olabilir ve son derece de normaldir. Karne iyi olduğu zaman da kötü olduğu zaman da bu konuyla ilgili abartılı tepkiler vermek yanlış olur. Notları yüksek olan bir çocuğu hediyelere boğmak ya da zayıf notlarla dolu bir karne getiren çocuğu aşırı eleştirmek ya da hakaretler etmek aşırı uçlarda davranışlardır.Çocuğun sorumluluk almasını ya da durumu kendi görevi olarak görmesini engellemekten başka bir şeye yaramaz.

Karne zayıf olduğunda bu notları düzeltecek olan çocuğun kendisidir.O nedenle kırıcı eleştirilerde bulunarak ya da onu korkutarak bunu sağlayamazsınız ama sizden uzaklaşmasını sağlarsınız.Geçmişe dönüp baktığımızda hepimizin hayatlarında bu tip zayıf karneler,kopya çekme girişimleri mutlaka olmuştur.Gülümseyerek hatırladığımız bu anılar,çocuklarınızın hayatlarında da olacaktır.Ancak çocukların eğitim hayatları bittiğinde siz bu anıların neresinde olacaksınız?Sürekli bağırıp çağıran,eleştiren olumsuz bir anne baba figürü olarak mı,yoksa onu destekleyen,teşvik eden,olumlu yönlerini öne çıkaran ve her koşulda kayıtsız şartsız onu seven anne baba olarak mı?

Bence önce bunun cevabını vermek durumundayız.Bu yanıt karnedeki notlardan daha hayati bir öneme sahiptir.

 
Etiketler: Karne, Zamanı,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
27
0
2
3
8
13
2
İstanbul Başakşehir
25
0
2
4
7
13
3
Beşiktaş
24
0
3
3
7
13
4
Trabzonspor
23
0
2
5
6
13
5
Alanyaspor
22
0
3
4
6
13
6
Fenerbahçe
22
0
3
4
6
13
7
Yeni Malatyaspor
20
0
3
5
5
13
8
Galatasaray
20
0
3
5
5
13
9
Çaykur Rizespor
17
0
6
2
5
13
10
Göztepe
17
0
4
5
4
13
11
Denizlispor
17
0
6
2
5
13
12
Gaziantep FK
16
0
5
4
4
13
13
Gençlerbirliği
14
0
5
5
3
13
14
Konyaspor
13
0
6
4
3
13
15
Kasımpaşa
12
0
7
3
3
13
16
Antalyaspor
12
0
7
3
3
13
17
MKE Ankaragücü
9
0
8
3
2
13
18
Kayserispor
7
0
8
4
1
13
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı